Bu sayfada yeralan verilerin tamamı özgün içeriktir. Antrakt Sinema’dan izin almadan tamamı ya da parçası kopyalanamaz, kullanılamaz.

 

“Kış Uykusu”nun Fransa’daki seyirci sayısı?

Hakan Sonok Yazıları

1) Ayşe Şasa, Yavuz Turgul’un bir filmini şöyle değerlendirmişti: 
“ (Son dönemlerde) ilgimi çeken çok az film var…Kimse üzerinde çok durmadı ama Yavuz Turgul’un bu filminde  kalbi bir dönüşüm anlatılıyor. Filmin başında kaderi inkar eden bir öğretmen tipi var, birtakım şeyler yaşadıktan sonra kaderin varlığını fark ediyor.Bu etkileyici bir dille anlatılmış. İnsanların geleneğe bakmasına vesile olabilecek, bizim toplumumuza ait bir çizgisi de var senaryonun.Fakat film genelde idealist, taviz vermeyen bir adamın trajedisi olarak algılandı.Yavuz Turgul, araştıran bir insan, iç yolculuğunu yapmaya çalışıyor, topluma da içeriden bakabiliyor.Filmin enteresan tarafı dinden diyanetten bahsetmediği, seküler bir terminoloji kullandığı halde metafizik bir boyuta gelip dayanması. (Ayşe Şasa Yeşilçam Günlüğü; İlaveli Yeni Edisyon; Küre Yayınları)…Ayşe Şasa’nın sözünü ettiği Yavuz Turgul filmi hangisi?

A- Fahriye Abla
B- Muhsin Bey
C- Gölge Oyunu
D- Eşkıya
E- Av Mevsimi
F- Gönül Yarası

2) “Hababam Sınıfı” romanı İçin İlhan Selçuk’un değerlendirmesi şöyleydi:   “Hepimizin sınıfıdır o…Öğretmeniyle ve öğrencisiyle…Kara tahtası, tebeşir kokusu, haytaların gürültüsü, kağıt hışırtısı, sıra gıcırtısı, yazılısı, sözlüsü, kopyası, karnesi, yoklaması ve bütünlemesiyle  okul hayatının, acı ve tatlı anıları…Türkiye’nin gerçeği içinde orta eğitim hayatını mizah edebiyatında kasikleştiren bir eserdir, “Hababam Sınıfı.” Köy gerçeği, şehir gerçeği, Anadolu gerçeği, İstanbul gerçeği diye yürüyen edebiyatımızda, görülüyor ki bir de “Hababam Sınıfı” gerçeği var.Ve Türk toplum hayatının çok önemli bir kesitidir o…” Hababam Sınıfı”nın yazarı kimdi?

A- Orhan Kemal
B- Kemal Tahir
C- Nazım Hikmet
D- Yaşar Kemal
E- Rıfat Ilgaz
F- Fakir Baykurt
G- Osman Şahin

3) Türkiye Sinemalarında 2 Milyon 436 bin kişi tarafından seyredilen “Nefes: Vatan Sağolsun” için, Radikal Gazetesi’nde İsmet Berkan şunları  yazmıştı: “Hayatımda seyrettiğim en güzel, en anlamlı Türk filmi…Gerek teknik ve estetik mükemmelliği, gerek savaş gerçeğini gözümüzün önüne bu denli yalın biçimde sermesi ve gerekse ele aldığı konu itibarıyla gerçek bir başyapıt ‘Nefes: Vatan Sağolsun’ (…) Gidin görün. Film boyunca yüreğiniz sıkışacak, her an ölümü bekleyeceksiniz. Ama gidin görün. Görmezseniz de eksik kalacaksınız.Teşekkürler Levent Semerci.Bu ülkenin bu en önemli derdini evrensel bir dille anlattığı için.”

Yönetmen Levent Semerci yeni filminde rahmetli annesinin kısa ömründen bir kesiti ve ailesinin öyküsünü anlattı… Bu açıdan Levent Semerci’nin yeni filmi, Yılmaz Erdoğan’ın “Vizontele” serisi gibi, yönetmeninin anılarından, yaşamından beslenen, hayat bulan bir yapım…Film bunu yaparken de Türkiye’nin kan gölüne döndüğü 1970’lerin sonunu da beyazperdeye getiriyor.Film, 1990 yılında başlıyor ve geriye dönüşlerle 1 Mayıs 1977’nin karanlık günlerine götürüyor bizi…Levent Semerci, yeni filminin senaryosunu yazmadan önce, Türkiye’nin 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi’ne sürüklendiği olayları daha iyi anlayabilmek ve filminde daha iyi anlatabilmek için o dönemdeki olayların tanığı yüze yakın kişiyle söyleşiler yaptırdı…Filmin adı?

A- Uzun Yol
B- Gece
C- Ayhan Hanım
D- Ben O Değilim 
E- Buğday

4) Yavuz Turgul Şener Şen’i şöyle anlatmıştı: “Şener Şen bir dönem benimle film yapmak istemedi.”Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni”nden sonra geldi ve bana “Çalışmak istemiyorum seninle,” dedi.Bundan sonra dargınlığımız bir yıl kadar sürdü.Bana çok kırılmıştı filmde, haklı olabilir, sette biraz tuhaflaşıyorum ben, dişlerim çıkıyor, garip şeyler yapıyorum.Bundan dolayı kırılmıştı Şener Şen.” Yavuz Turgul kaç sinema filminde Şener Şen’i yönetmişti?

A- Sekiz
B- Beş 
C- Yedi
D- Dokuz
E- Altı
F- Dört

5) Halit Refiğ “Karılar Koğuşu”nu şöyle anlatmıştı: “Karılar Koğuşu”nu çevirirken sıkıntıdan zona döktüm.Çünkü filmi hem konunun gerektirdiği üslup içinde yapmaya çalışıyorum, hem de yapılan iş, beni filmin geleceği bakımından bir gerilim içinde tutuyordu.Benim için bir bakıma “Yorgun Savaşçı”nın yakılmasına bir cevaptı.Bir bakıma “Yorgun Savaşçı”nın yakılmasının panzehiri oldu.” Kadir İnanır “Karılar Koğuşu”nda kimi canlandırdı?

A- Kemal Tahir
B- Aziz Nesin
C- Nazım Hikmet
D- Sabahattin Ali
E- Nadir Nadi

6) Müjde Ar, Halit Refiğ’i şöyle anlatmıştı: “Beni var eden kişilerden birisi Halit Refiğ’dir.Beğendiğim bir yönetmendi.(…)Ben sinema filmi yapmaya başladığım zaman çok kötü bir dönem yaşanıyordu.Seks filmleri furyası başlamıştı.Diğer filmler seyirci bulamıyordu.Star olan oyuncular bazı kurallar koymuşlardı:”Filmlerinde senaryo gereği öpüşmüyorlardı, sevişmiyorlardı.Bu bana anlamsız gelen bir şeydi.Oyuncu olarak o tavrın karşısına yeni bir tavır getirdim.Rol neyi gerektiriyorsa –Fazlasını değil - yaptım.Bir tek koşulum vardı: Müstehcen ve çirkin olmaması.” …Film eleştirmeni Atilla Dorsay Halit Refiğ’in bir filminin Türkiye’nin OSCAR aday adayı olarak seçilmesi için çok uğraştı…Başarılı olamadı…Bu filmin adı? 

A- Gurbet Kuşları
B- Karılar Koğuşu
C- Yorgun Savaşçı
D- Hanım 
G- Teyzem
H- Haremde Dört Kadın

7) Atıf Yılmaz’dan bir değerlendirme: “Bana göre dünya üzerinde film yönetmenliğinden daha güzel bir iş olamaz.Onun için kendimi şanslı bir insan olarak görüyorum(…)Bana deli diye bakıyorlardı.Müjde Ar “Ahhh Belinda”nın senaryosunu okumuştu.”Bu film yapılır mı, batacaksın,”dedi.Daha sonra filmi çektik, vizyona girdi, film beğenilince de Müjde Ar, “Ben bu işten anlamıyormuşum,” demek dürüstlüğünü gösterdi.”(…) Türkiye çok dinamik bir toplum, çok çabuk değişiyor ve her meslekte, yönetmen olarak da oyuncu olarak da bazısı buna ayak uyduruyor, bazısı uyduramıyor.Müjde Ar ile Türkan Şoray bu değişime ayak uydurabilen iki oyuncu.Çağın koşullarına, bugünkü izleyicinin beklentilerine cevap verebilecek durumdalar, kendilerini yenilediler.Bazı arkadaşlarımız kendilerini yenileyemediler.Ben bilinçli olarak, çağa ayak uydurmuş insanlarla çalışmayı tercih ediyorum.(…) Mesela Müjde Ar cinselliğin tabu olmadığını anlatarak girdi sinemaya.Türkan Şoray bir süre sonra fark etti bu durumu, o da değişime uğradı.Filmlerinde hiç sevişmezken,hiç öpüşmezken , benimle yaptığı “Mine” filminde ilk defa sevişti, öpüştü,”… “Ahhh Belinda”nın senaryosunu kim yazmıştı?

A- Attila İlhan
B- Barış Pirhasan 
C- Selim İleri
D- Murathan Mungan
E- Başar Sabuncu
F- Yavuz Turgul 

8) Yavuz Turgul “Züğürt Ağa”yı şöyle anlatmıştı: “Sinema tarihimizde ilk kez bir Ağa karakteri bu filmde olumlu özellikleriyle öne çıkarıldı.Bunu Ertem Eğilmez’e anlattığımda “Nasıl olacak böyle bir şey?Bu yapılamaz,” dedi.”Züğürt Ağa”daki Ağa çoğunlukla komik, kötülükleri bile komiklik içinde ele alınmış bir karakter oldu.”…”Züğürt Ağa”nın yönetmeni?

A- Atıf Yılmaz
B- Ertem Eğilmez
C- Ertem Göreç
D- Başar Sabuncu
E- Barış Pirhasan
F- Tunç Okan
G- Nesli Çölgeçen
H- Yavuz Turgul

9) Müjde Ar Ertem Eğilmez’i şöyle anlatmıştı: “Halit Refiğ’in senaryosunu yazdığı ve yönettiği “Aşk-ı Memnu”nun ilk bölümü TRT’de gösterildikten sonra Ertem Eğilmez beni çağırdı.Sanıyorum, “Hababam Sınıfı” filmlerinden biri çekilecekti.Ertem Eğilmez “Sinemayı seviyor musun?” diye sordu.”Bilmiyorum,” dedim.”Bana bak.Seni filmimde oynatmıyorum.Senin gözlerin sinemacı sinemacı bakmıyor.Ben sinemayı çok seviyorum, ölünceye kadar bu işi yapacağım,” demiyor dedi.Daha sonraki yıllarda Ertem Eğilmez’le beraber çalıştık.Gerçek bir sinema emekçisiydi kendisi.Ertem Eğilmez benim ve pek çok oyuncu arkadaşım için inanılmaz bir okul oldu.Bunlar arasında Zeki Alasya, Metin Akpınar, Kemal Sunal, İlyas Salman, Şener Şen, Adile Naşit, Ayşen Gruda da vardı.Ertem Eğilmez’le en son “Arabesk” filmini beraber yapmıştık.Çok rahatsızdı, çok hastaydı.Artık şuuru gidip geliyordu,kendini kaybediyordu.Ve elimi sıktı, “Aferin kızım sana” dedi. İlk karşılaşmamızda kovduğu Müjde Ar’ı artık beğendiğini ifade eder şekilde söyledi bunu.Gerçekten Türk sineması ona çok şey borçlu, bende öyle.(…)Senaryosu içime sinmeyen filmlerde rol almamak için çare ararken yine Ertem Eğilmez yardımıma yetişti.Ertem Eğilmez, “Sadece iyi filmlerde rol almak istiyorsan para kazanmak için şarkıcılık yap” önerisini getirdi…”…Ertem Eğilmez’in film yapımevinin adı?

A- Akün Film
B- Kemal Film
C- Arzu Film
D- Güney Film
E- Özen Film
F- Yeşilçam Filmcilik
G- Alfa Film

10)  Ertem Eğilmez “Arabesk”i şöyle anlatmıştı: 
“İnsanı film yapmaya iten nedenlerin hepsi perdeye yansımaz.Bir kısmı senaryoya, peliküle geçer…Ben içte kalanları sevmem.Bu yüzden adı ve tadı “Arabesk” bir filmi niçin yaptığımı anlatayım.Aslında niçinlerin gerçek cevabını vermeye kalksam, başta kendim olmak üzere, hepimizin hayat hikayesini anlatmam gerekli.Benim hayatım arabesk.Yalnız benim mi? Senin de, onların da, herkesinki arabesk.Arabeski yapan da, arabeskten kaçan da, alayımız arabesk yaşıyoruz.Çünkü biz ne kadar kaçsak da arabesk içimizde.”

Şener Şen “Arabesk”i şöyle anlatmıştı:“Ertem Eğilmez bana ve Müjde Ar’a “Arabesk” tasarısını açıkladığında biraz endişe duyduk; normal uzunlukta bir film boyunca o taşlama havasını nasıl sürdürebileceğini düşündük.Üstelik Ertem Eğilmez bizden komik değil de normal bir oyun sergilememizi istiyordu.”

“Arabesk”in yapımcılarından Türker İnanoğlu şöyle anlatmıştı:
“Uzun süre setlerden uzak kalan Ertem Eğilmez film çekme arzusuyla yanıp tutuşuyordu.Bana ülkemizde çevrilen arabesk tarzı Türk filmlerini hicveden bir projeden bahsetti.Yüzlerce arabesk müzik parçası dinledi.Bir o kadar arabesk film seyretti.Filmin çekimleri gayet neşeli şekilde başladı.Çekimlerin birinci haftasında Ertem Eğilmez’in rahatsızlığında bir ilerleme hissedildi.Kendisine “Bir süre ara verelim” dediğimde şiddetle itiraz etti.Ben de kendisine sette rahat etsin diye bir karavan araba aldım.Çok mutlu oldu, çok sevindi.Artık sete karavanla gidip geliyordu.Sette molalarda karavanında yatıp istirahat ediyordu.Ertem Eğilmez her şeyini bu filme vermişti.Bu filmle yatıp bu filmle kalkıyordu.(…) Sonra Ertem Eğilmez’in sağlık sorunları ağırlaştı.Şener Şen ve Müjde Ar bana geldi.”Ertem Ağbi çok rahatsız, bu filmi ya başka bir yönetmen tamamlasın, ya da Ertem Eğilmez tamamen iyileşinceye kadar çekimler durdurulsun” dediler.Bu filmi başka bir yönetmene çektirmek projeye her şeyini koymuş olan Ertem Eğilmez’i yıkmak anlamına gelirdi.Ertem Eğilmez’in tamamen iyileşmesini beklemek ise çok uzun bir süre beklemek anlamına geliyordu.Bunun için bir plan yaptık.Filmin zaten dörtte üçü Ertem Eğilmez tarafından çekilmişti.Kalan dörtte birlik sahneleri Ertem Eğilmez’in yatağından vereceği talimatlarla Yavuz Turgul, Başar Sabuncu ve oğlu Ferdi Eğilmez’e çektirecektik.Ertem Eğilmez’e filmi bitirme planımızı anlattık.Önce buna karşı çıktı, “Ben iyileşeceğim.Geri kalan çekimleri de ben tamamlarım,”dedi.Sonra ikna oldu.Doğrusu biz ikna oldu zannettik.Bir türlü geri kalan sahneleri başkasının çekmesine razı olmuyordu.Şeytani bir zekası vardı, Ferdi Eğilmez’e “Bugün şu sahneleri çekeceksin” diye talimat veriyor, çekim saatinde de aynı sahnelerde görevi olan Müjde Ar’ı sahne hakkında motive etmek bahanesiyle hastahaneye çağırıyor, üç-dört saat orada tutuyordu.”…”Arabesk”in senaryo yazarı?

A- Barış Pirhasan
B- Sadık Şendil
C- Hamdi Değirmencioğlu
D- Safa Önal
E- Ayşe Şasa
F- Bülent Oran
G- Halit Refiğ
H- Gani Müjde

11) Hülya Koçyiğit Lütfi Akad’ı şöyle anlatmıştı: “Zaman içinde giderek kendimi aşabileceğim yönetmenlerle çalışmak istedim.Mesela en büyük idealim Lütfi Akad’la çalışabilmekti.Onun filmlerine büyük hayranlık duyuyordum.Bir şansım vardı tabii, star olmanın zaman zaman avantajları oluyor.Çalıştığım yapım şirketi Erman Filme bu dileğimi ilettim.Lütfi Akad “Gökçe Çiçek”adlı bir film üzerinde çalışıyormuş ve benimle çalışmayı o da istemiş.O filmde, sonradan pek çok filmde birlikte çalıştık ve onun sayesinde hayatımın yarım kalan eğitimini tamamladım.Çünkü kendime şöyle sorular sormama neden oldu: “Ben kimim, ne iş yapıyorum, bu yaptığım işle kime hitap ediyorum, hitap ettiğim kitlenin beklentileri nelerdir,sinema diliyle onlara ulaşmak nedir, ne değildir?Buna benzer birçok soru sormaya başladım ve o zaman ne yapmam gerektiğini daha iyi kavradım.O günlerden sonra sinemada ele aldığım karakterler daha ayağı yere basan, daha yaşayan daha sık rastladığımız kadın tiplemeleri oldu.Kadına ağırlık veren filmler yaptım.Çünkü bu soruların arkasında duran şey kadındı, Türkiye’deki kadındı.Türkiye’deki en sorunlu kesimin kadın olduğunu gördüm.Onun sorunlarına daha da fazla eğilmenin gerektiğine inandım.”…Hülya Koçyiğit’i dünya çapında üne kavuşturan film?

A- Acı Hayat
B- Susuz Yaz
C- Karanlıkta Uyananlar
D- Suçlular Aramızda
E- Küçük Hanımefendi’nin Şoförü
F- Kuyu

12) Fransa’da en çok seyirci toplayan Türk ya da Türk ortaklı yapımların sıralaması güncellendi…”Kış Uykusu” hangi seyirci sayısına ulaştı? Aşağıda listedeki diğer filmler…
*Yol / Şerif Gören / 1 milyon 250 bin 767 seyirci
*Yaşamın Kıyısında / Fatih Akın / 443 bin 286 seyirci
*Soul Kitchen / Fatih Akın / 277 bin 93 seyirci
*Duvara Karşı / Fatih Akın / 156 bin 193 seyirci
*Serseri Mayınlar / Ferzan Özpetek / 145 bin 620 seyirci
*Uzak / Nuri Bilge Ceylan / 153 bin 92 seyirci
*Bir Zamanlar Anadolu’da / Nuri Bilge Ceylan/ 137 bin 720 seyirci
*İklimler / Nuri Bilge Ceylan / 132 bin 801 seyirci
*Üç Maymun / Nuri Bilge Ceylan / 48 bin 947 seyirci 
*Bal / Semih Kaplanoğlu / 48 bin 73 seyirci 
*Cahil Periler / Ferzan Özpetek / 33 bin 846 seyirci 
*The Crossing to Bridge: The Sound of Istanbul-İstanbul Hatırası: Köprüyü Geçmek / Fatih Akın / 31 bin 993 seyirci 
*Vizontele Tuuba / Yılmaz Erdoğan / 27 bin 300 seyirci
*G.O.R.A. / Ömer Faruk Sorak / 21 bin 500 seyirci
*Beş Vakit / Reha Erdem / 20 bin 491 seyirci
*Mayıs Sıkıntısı / Nuri Bilge Ceylan / 11 bin 746 seyirci
*Propaganda / Sinan Çetin / 9 bin 707 seyirci
*Tepenin Ardı /Emin Alper /  8 bin 153 seyirci
*Eşkıya / Yavuz Turgul /  7 bin 956 seyirci
*Pandora’nın Kutusu / Yeşim Ustaoğlu / 5 bin 898 seyirci
*Bulutları Beklerken / Yeşim Ustaoğlu / 3 bin 988 seyirci
*Gönül Yarası / Yavuz Turgul / 3 bin 828 seyirci
*Yumurta / Semih Kaplanoğlu / 3 bin 508 seyirci
*Yusuf ile Kenan / Ömer Kavur / 3 bin 370 seyirci
*Süt / Semih Kaplanoğlu / 3 bin 307 seyirci
*Masumiyet / Zeki Demirkubuz / 2 bin 909 seyirci 
*Hokkabaz / Ali Taner Baltacı ile Cem Yılmaz / 2 bin 630 seyirci
*Dol / Hiner Saleem / 2 bin 347 seyirci
“Dol” da Nazmi Kırık ve Belçin Bilgin baş rollerdeydi
*Gelecek Uzun Sürer / Özcan Alper / 2 bin 272 seyirci
*Zıkkımın Kökü / Memduh Ün / 2 bin 140 seyirci
*Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak /Ahmet Uluçay/  2 bin 73 seyirci
*Sarı Mersedes / Fikrimin İnce Gülü / Tunç Okan / Bin 108 seyirci
*Gözetleme Kulesi / Pelin Esmer/ Bin 107 kişi
*Gelibolu / Tolga Örnek / 860 seyirci
*Ben O Değilim / Tayfun Pirselimoğlu /  842 seyirci

A- 386 bin 
B- 309 bin
C- 340 bin 
D- 412 bin
E- 325 bin
F- 299 bin

Cevap Anahtarı
1-F
2-E
3-C
4-E
5-A
6-D
7-B
9-C
10-H
11-B
12-C

Ana Sayfa | Film Arşivi | Gelecek Program | Haberler | Gişe Raporu | Köşe Yazıları
© Antrakt Sinema Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır