Bu sayfada yeralan verilerin tamamı özgün içeriktir. Antrakt Sinema’dan izin almadan tamamı ya da parçası kopyalanamaz, kullanılamaz.

 

Sadist rejisör çocuğumuzu çişe göndermiyordu!

Hakan Sonok Yazıları

1) “The Fighter-Dövüşçü”yle OSCAR kazanan,“The Dark Knight Rises-Kara Şövalye Yükseliyor”dan 15 milyon dolar ücret alan  Christian Bale (1.83 boyunda) son dakikada, sekiz OSCAR kazanan “Slumdog Millionaire”in yönetmeni Danny Boyle’un yeni filmi “Jobs”taki Steve Jobs (1955-2011)  rolünden vazgeçiverdi…Leonardo DiCaprio ve Michael Fassbender yeni alternatifler…Walter Isaacson’ın kitabı “Steve Jobs”tan uyarlanacak olan filmin senaryo yazarı “The Social Network”, “Moneyball”, “Charlie Wilson’s War-Charlie Wilson’ın Savaşı”, “A Few Good Men”, “The American President” gibi filmlerle tanınıyor…Kim? 

A-William Goldman
B-Oliver Stone
C-Alvin Sargent
D-David Koepp
E-Aaron Sorkin 

2) 200 milyon dolar harcanan 7 numaralı yeni Star Wars filminin adı?

A-The Rising Force 
B-The Force Awakens
C-The Hidden Past
D-The Ties That Bind
E-The Captive Temple
F-The Fight for Truth
G-The Defenders of the Dead
H-The Call to Vengeance

3) 1945’te aileleriyle birlikte Almanya’dan ABD’ye getirilen Nazi bilim insanları tarafından 1958’de kurulan NASA’nın (ABD Havacılık ve Uzay Merkezi) dağıttığı Ay’a iniş görüntülerinin 1968’de dünyada bir film stüdyosunda çekildiğine ilişkin çok yaygın bir komplo teorisi bulunuyor…Güya çok ünlü bir yönetmen 16 ay boyunca bir film stüdyosuna kapanarak bu sahte / ısmarlama görüntüleri üretti…Kanıtlamayan bu iddialar bir yönetmeni zan altında bıraktı…Kimdi?

A-Francis Ford Coppola
B-Bob Fosse
C-Mel Brooks
D-Blake Edwards
E-Robert Altman
F-Stanley Kubrick
G-George Roy Hill
H-Arthur Penn
I-Jack Clayton

4) 1937’nin bu Amerikan filminin Kuzey Amerika sinema hasılatının bugünkü karşılığı 885 milyon dolar…Fransa’da 18 milyon 319 bin, Arjantin’de 1 milyon 870 bin seyirci toplamıştı…Bu efsane filmin Türk uyarlamasını senaryo yazarı Hamdi Değirmencioğlu ile yönetmen Ertem Göreç gerçekleştirdi ve 1970’te gösterime sundu…Filmin orijinal adı?

A-Snow White and the Seven Dwarfs-Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler 
B-Gone with the Wind-Rüzgar Gibi Geçti 
C-A Tale of Two Cities
D-The Great Ziegfeld
E-San Francisco 
F-Romeo and Juliet 

5) “Ayşecik” filminin yönetmeni anlatıyor: “Sonra çekimin ilk günü geldi çattı. İşe Zeynep Değirmencioğlu’nun incir çalıp bahçevandan kaçtığı basit bir sahneyle başladık. Kız arada dönüp arkasına bakacaktı kaçarken.Tam 19 kere çektik.Zeynep Değirmencioğlu yapamadıkça benim de kafamın tası atıyor, gittikçe sinirleniyordum.Artık yenecek tırnağım kalmayınca döndüm babası Hamdi Değirmencioğlu’na, “Ya şu senin methettiğin, dünya çapındaki oyuncu kızın bu mu?” dedim.Bunun üzerine, ”Ya işte  ilk gündür, şudur budur” diye kemküm etti Hamdi Değirmencioğlu, beni yumuşatmak amacıyla.Ertesi gün yeniden işe başladık.Olacak şey değildi, gözlerime inanamıyordum.O ilk günkü beceriksiz kız gitmiş, bambaşka bir çocuk  gelmişti yerine. Korkunç yetenekli, her söylediğimi anlayan, oyununa kendinden mizansenler ekleyen bir çocuk gelmişti hem de.Onunla elli metrelik bir plan bile çektik, hiç unutmuyorum.Deneyimli oyuncuların bile kolayca başaramayacağı bir plandı bu.Zeynep Değirmencioğlu burada yalnızca karşılıklı konuşarak değil, yer değiştirerek, yürüyerek, durması gereken yerlerde durarak, üstelik de hiç yere bakmadan (oyuncuların durması gereken yerleri set işçileri yere tebeşirle işaretlerdi) oynadı, ne yapması gerekiyorsa onu en iyi biçimde yaptı ve hepimize parmak ısırttı…Filmin çekimleri uzun sürdü. Kırk günü aşmıştık neredeyse.Film çekim ortamı pek zevkli olmadığı için çocuk haklı olarak ışıklardan, karmaşadan sıkılmıştı.Her gün on dakikada bir “Çişim geldi!” demeye başlamış, alışkanlığa dönüştürmüştü bunu. Tamam, eninde sonunda dört buçuk yaşında bir çocuktu, göz yumuyordum, sesimi çıkarmıyordum, ama sürekli yineleniyordu bu, çalışmanın imkanı kalmamıştı.O zaman bir çare düşündüm.”Bak Zeynep, istersen donuna et, yarım saat geçmeden seni kesinlikle çişe göndermeyeceğim,” dedim ve uyguladım.Zeynep Değirmencioğlu’nu sete sabahları senaryo yazarı Erdoğan Tünaş getiriyordu, Erdoğan Tünaş  Hamdi Değirmencioğlu’nun yakın arkadaşıydı, çekim sonrası Erdoğan Tünaş ile Hamdi Değirmencioğlu gazetelere beyanat verdiler, “Sadist rejisör çocuğumuzu çişe göndermiyordu!” diye…”
Sadistlikle suçlanan rejisör /yönetmen kimdi?

A-Metin Erksan
B-Yılmaz Güney
C-Halit Refiğ
D-Memduh Ün
E-Atıf Yılmaz
F-Duygu Sağıroğlu
G-Feyzi Tuna
H-Tunç Başaran

6) Yönetmen Seyfi Teoman, 14 Nisan 2012 akşamı Lütfi Kırdar Kongre Salonu’nda  bir filmin yapımcısı olarak ödül almak üzere sahneye çıktıktan iki gün sonra, 16 Nisan’da geçirdiği motorsiklet kazasını atlatamayarak, üç haftalık yoğun bakım sürecinin ardından 8 Mayıs 2012’de vefat etti… Seyfi Teoman’ın ölümüne yol açan şoför mahkeme tarafından yüzde yüz suçlu bulundu ve sadece 3 yıl 4 aylık bir hapis cezasına çarptırıldı. 
İstanbul Festivali’nde Seyfi Teoman anısına verilen ödülü bugüne kadar “Nergis Hanım” (yönetmen: Görkem Sarkan), “Cennetten Kovulmak” (yönetmen: Ferit Karahan) ve “Köksüz” (yönetmen: Deniz Akçay) adlı filmler kazandı…Seyfi Teoman İlk Film Ödülü’ndeki para ödülünün sponsoruysa Cem Yılmaz, CMYLMZ FikirSanat…
Seyfi Teoman’ın En Çok Beğendiği Türk Filmleri: 
(Seyfi Teoman’ın Empire Türkiye Dergisine verdiği liste; dergide yayınlanmamıştı)
-Nuri Bilge Ceylan’dan “Uzak”
-Lütfi Akad’dan “Vesikalı Yarim”
-Yılmaz Güney’den “Duvar”
-Zeki Demirkubuz’dan “Masumiyet”
-Ömer Kavur’dan “Anayurt Oteli”
-Şerif Gören’den “Yol”
-Metin Erksan’dan “Kuyu”
-Metin Erksan’dan “Sevmek Zamanı”
-Nuri Bilge Ceylan’dan “Mayıs Sıkıntısı”
-Zeki Ökten’den “Sürü”
Seyfi Teoman’ın hangi filmi Berlin festivalinde büyük ödül Altın Ayı için yarışmaya layık bulunmuştu?

A-Tatil Kitabı
B-Bizim Büyük Çaresizliğimiz
C-Apartman
D-Tepenin Ardı

7) Walt Disney Animasyon Stüdyoları 1937’den 1995’e kadar rakipsizdi…Pixar Animasyon Stüdyoları ”Toy Story-Oyuncak Hikayesi” (1995) ile “A Bug’s Life-Bir Böceğin Yaşamı”yla (1998) , DreamWorks Animasyon Stüdyoları  ise  “AntZ-Karınca Z” (1998) ile “The Prince of Egypt-Mısır Prensi”yle (1998) bu egemenliğe meydan okudu…Sadece üç “Oyuncak Hikayesi” filmi (1995 , 1999 ve 2010) dünya sinemalarında 1 milyar 948 milyon dolar elde etti…”Toy Story 3” sadece Japonya’da 7 milyon 300 bin seyirci topladı…Dördüncü “Oyuncak Hikayesi”nin planlanan gösterim tarihi?

A-2016
B-2019
C-2017
D-2018
E-2020

8) “Musa Dağ’da 40 Gün” dönemin en büyük film şirketi Metro Goldwyn Mayer’in yapımlarının başındaki Irving Thalberg tarafından dev bir prodüksiyona dönüştürülecekti…Clark Gable’ın baş rolünde olacağı “Musa Dağ’da 40 Gün” filmini Washington Büyükelçimiz Mehmet Münir Ertegün durdurmuştu! 1934’ten 11 Kasım 1944’te kalp krizi geçirerek vefat edene kadar 10 yıl boyunca Washington’da Türkiye Büyükelçiliği yapan Mehmet Münir Ertegün (1883 doğumlu; Lozan Anlaşmasını yapan Türk heyetindede görev almıştı)  etkili ve sıcak kanlı kişiliğiyle 1932, 1936, 1940 ve 1944’te  ABD Başkanı seçilen (dört kez ABD Başkanı seçilen tek ABD vatandaşı olan) Franklin Delano Roosevelt’e (1882-45) yaklaşarak, ABD’nin en güçlü kişisiyle dostluk kurmayı da başaracaktı… 
Mustafa Kemal Atatürk’ün büyükelçisi olduğu dönemde Mehmet Münir Ertegün kişisel girişimleriyle, Anadolu’daki 1915 Ermeni kıyımlarını konu alan Franz Werfel’in (1890-1945)  “The Forty Days of Musa Dagh-Musa Dağ’da Kırk Gün” (1933) adlı romanının beyazperde haklarını yirmi bin dolara satın alan o dönemin en büyük film yapımevi ve dağıtımcısı  Metro Goldwyn Mayer’in (şirket Yahudi asıllı Amerikalılar tarafından yönetilmekteydi) romanı o dönemin en büyük film yıldızı Clark Gable’ı baş rolde oynatarak dev bir film prodüksiyonuna dönüştürmesini durduracaktı…
Clark Gable, “It Happened One Night-Bir Gecede Oldu”daki (1934) oyunculuğuyla OSCAR kazanmış ve “Mutiny on the Bounty-Denizde (Bounty’de İsyan) İsyan” (1935) ve “Gone with the Wind-Rüzgar Gibi Geçti”yle de (1939) OSCAR adaylığına ulaşmıştı…
Adolf Hitler’in Almanyasında yasaklanan “Musa Dağ’da Kırk Gün” 1934’ten itibaren  ABD’de çok satan roman haline dönüşmesine rağmen Metro Goldwyn Mayer, Washington’da Mehmet Münir Ertegün’ün temsil ettiği Mustafa Kemal Atatürk Türkiye’sinin ricalarını kırmayarak 1936’da “Musa Dağ’da Kırk Gün”ü beyazperdeye uyarlamayacağını ilan etmişti… 
1944’te vefat eden Mehmet Münir Ertegün’ün naaşından geriye kalanlar ABD’nin Japonya’yı kayıtsız şartsız teslim aldığı anlaşmanın Ağustos 1945’te güvertesinde imzalandığı USS Missouri savaş gemisiyle büyükelçinin vefatından yaklaşık 17 ay sonra 5 Nisan 1946’da İstanbul’a getirilmişti.
Mehmet Münir Ertegün’ün oğulları Nesuhi Ertegün (1917-1989) ve Ahmet Ertegün (1923-2006), besteci Arif Mardin’i de (1932-2006) aralarına alarak ABD müziğini sonsuza kadar değiştirecek olan Atlantic Müzik Şirketi Efsanesi’ni yaratacaklardı…
Robert Greenfield Ahmet Ertegün’ü konu alan kitabında Steven Spielberg’ün DreamWorks SKG (Spielberg & Katzenberg & Geffen)  Stüdyolarındaki ortağı David Geffen Ahmet Ertegün’ü şöyle anlatmıştı: “Ahmet Ertegün’e “Müzik işinde nasıl bu kadar çok para kazanıyorsun?” diye sordum (…)Bana, “Eğer şansın var ise , bir dahiyle karşılaşırsın ve müzik işinde zengin olursun!” dedi…David Geffen sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu doğruydu ve Ahmet, birçok dahiyle karşılaştı.”
Robert Greenfield tarafından yazılan Ahmet Ertegün’ü konu alan kitabın adı?

A-Son Sultan: Ahmet Ertegün (Rock 'N' Roll'un Yükselişi)
B-Rolling Stones’la Romans
C-Yıldız Yaratan Adam
D- Father of Rock and Roll
E- Son İmparator: Ahmet Ertegün
F-Yıldız Avcısı

9) Vecihi Hürkuş Türk pilotlarının öncülerindendir…Vatani hizmetlerinden dolayı kendisine aylık bağlanmasına dair 249 sayılı kanun ne yazık ki hizmetlerinden çok sonra ( 11 Haziran 1963 gibi çok geç bir tarihte) çıkarılmıştır…
Orhan Bahtiyar “Gece Tayyarede Açıkta” adlı romanında Türk havacılarının öncülerinden Vecihi Hürkuş’u (1896-1969) konu alıyor…Birinci Dünya Savaşı’nda 1917 Kafkas Cephesi’nde Rus uçağı düşüren Vecihi Hürkuş Ruslara esir düşer…Hazar Denizi’ndeki Nargin Adası’ndaki esir kampından firar etmeyi başarır…İkinci İnönü Savaşı’na (1921’de) uçağıyla birlikte katkıda bulunan ve büyük yararlılıklar gösteren, Anadolu Harekatı’ndan sonra İlk Türk uçağını üreten Vecihi Hürkuş, pilotlar da yetiştirir… Şener Şen’in canlandırdığı deli dolu pilot Vecihi Ertem Eğilmez’in bir filminin karakteridir…Hangi film?
http://www.gazetevatan.com/murat-celik-659506-yazar-yazisi-vecihi-hurkus-ve-ilk-kez-duyacaginiz-tarihi-gercek/

A-Bir Millet Uyanıyor
B-Senede Bir Gün
C-İngiliz Kemal
D-Gülen Gözler
E-Boş Çerçeve
G-Ölünceye Kadar

10) “Inception-Başlangıç” (bütçe: 160 milyon dolar; dünya  sinema hasılatı: 825 milyon dolar), “The Dark Knight-Kara Şövalye” (bütçe: 185 milyon dolar; dünya sinema hasılatı: 1 milyar 4 milyon dolar) ve “The Dark Knight Rises-Kara Şövalye Yükseliyor”un (bütçe: 250 milyon dolar; dünya sinema hasılatı: 1 milyar 84 milyon dolar) yönetmeni Christopher Nolan’ın yönettiği “Interstellar-Yıldızlararası”nda bir grup bilim adamı dünya gezegeninde insanların yaşamasının artık mümkün olmadığı bir gelecekte bulunduğumuz galaksinin ötesine yolculuk etmeye çalışıyor…Eğer bunu başarabilirlerse dünyadaki insanların dünyaya benzer özellikler taşıyan başka gezegenlere göç etmesinin yolu açılacak…
Christopher Nolan’ın (1970) hangi filmlerinde senaryo yazarlarından biri olarak  kardeşi Jonathan Nolan’ın (1976) imzası bulunuyor?

A-Memento-Akıl Defteri
B-The Prestige
C-The Dark Knight Rises-Kara Şövalye Yükseliyor
D-Interstellar-Yıldızlararası 
E-Inception-Başlangıç
F-Batman Begins-Batman Başlıyor
G-The Dark Knight-Kara Şövalye

11) “North Country-Tek Başına”yla OSCAR adaylığı, “Monster-Canavar”la OSCAR ve Altın Küre  kazanan oyuncu Charlize Theron, “The Last Face”de bir yıllık sevgilisi tarafından yönetildi…”Dead Man Walking”, “Sweet and Lowdown” ve “I Am Sam”le OSCAR adaylığı , “Mystic River” ve “Milk”le iki OSCAR kazanan sevgili kim?

A-Bradley Cooper
B-Will Smith
C-William Hurt
D-Al Pacino
E-Keanu Reeves
F-Matt Damon
G-Jodie Foster
H-Sean Penn
I-Mel Gibson

12) Lee Majors 1973-1982 arasında Farrah Fawcett ile evliydi…Bu evlilikten çocuğu olmadı…Diğer evliliklerinden dört çocuğu var…”The Six Million Dollar Man” (1974-1978) adlı dizinin 100 bölümünde baş roldeydi… Majors bölüm başı kaç para kazanıyordu?...Bir ipucu, o dönemde bölüm başı aldığı ücretin 2014 yılı karşılığı: 240 bin dolar !

A-50 bin dolar
B-55 bin dolar
C-35 bin dolar
D-80 bin dolar
E-75 bin dolar
F-90 bin dolar

13) 8 Kasım 2014 tarihli Türkiye Gazetesi’nden bir haber: Turizmin başkenti Antalya’ya Suriyeli sığınmacıların girişi yasaklandı…Emniyet Müdürü Cemil Tonbul, ”Suriyeli göçmenlere bir belge veriliyor ve seçme seçilme hakkı hariç T. C. Vatandaşlarının tüm haklarına kavuşuyorlar.Biz yoğun bir göç dalgasının geleceğini bildirerek Antalya’nın muhaf tutulmasını istedik.İsteğimiz kabul edildi.Gelenleri geri gönderiyoruz,” dedi…
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ise Kasım 2014 başında yaptığı açıklamada, “Bugüne kadar bütçeden Suriyeliler için 2 milyar 315 milyon 629 bin 152 lira harcanmış. Bu konudaki harcamayı sadece bütçeden yapmıyoruz. Mahalli idarelerin çabaları var, başka ayni yardımlar var. Bizdeki rakam en son …. milyar dolar dedi…Mehmet Şimşek’in açıkladığı rakam nedir?

A-6 milyar dolar
B-4 milyar dolar
C-7 milyar dolar
D-5 milyar dolar
E-8 milyar dolar
F-4 buçuk milyar dolar

14) 1950'li yıllar boyunca Başbakanımız olan Adnan Menderes çapkındı, güzel kadınlara zaafı vardı…Ayşe Kulin “Hayat Dürbünümde Kırk Sene” adlı anılarının ilk cildinde Adnan Menderes'in bir sopranoyla, bir sosyete güzeliyle, bir yazarla yaşadığı aşk ilişkilerinin kulaktan kulağa dolaştığını yazıyor ve o günleri anlatmaya şöyle devam ediyordu: “ Yazar sevgili, önemli bir görevde bulunan eşiyle Nişantaşı'nda oturduğu için Başbakan İstanbul'u ziyaretlerinde bu semti şereflendirmeden gitmiyordu, semt sakinleri de geç saatlere kadar pencere önlerinde nöbete duruyorlardı.Öyle günlerde bizim apartmanın tüm katlarında dedikodu kazanı fokur fokur kaynıyordu.” 
Cumhuriyet Gazetesi'nin Eski Sorumlu Yazıişleri Müdürü Erol Dallı, Emin Karaca'nın “Cumhuriyet (Gazetesi) Olayı” adlı kitabının (Altın Kitaplar Yayınevi) 239. Sayfasında Adnan Menderes'i şöyle anlatmıştı: “Teşvikiye Camii karşısındaki Belveder Palas Apartmanın Kapıcısı İbrahim Polat'tı (Adnan Polat’ın Babası). Yanaştım, konuşturmaya çalıştım. Üç-beş kuruş da para verdim. Almazlandı baştan, ama sonra aldı. ”Sen bilmiyor musun, Beyefendi (Başbakan Adnan Menderes) her zaman gelir buraya,” dedi.”Ferit Bey  (Ferit Sözen, o zamanki Emniyet Müdür Muavini) oturuyor burada,” dedi. ”Ferit Bey dışarıda” dedim. ”Sen de amma safsın,” dedi.” Beyefendi  (Adnan Menderes) Suzan Hanımla (Suzan Sözen) biraz sohbet ederler, sonra da giderler,” dedi. 
İşadamı İbrahim Polat'da “Alnımın Teri” (Doğan Kitapçılık) adlı anılarında Başbakan Adnan Menderes'i ve onunla yakınlığını uzun uzun anlatır. 
Daha fazla bilgi edinmek isteyenler Sevilay Yükselir Hanımefendi'nin 23 Ocak 2011 tarihli Sabah Gazetesi'nde yayınlanan “Velev ki kapıcı oğlu!  Eeeeee?” başlıklı yazısını da okuyabilir…
ATV’de yayınlanan ve Adnan Menderes’i konu alan dizinin tanıtımlarından birinde,  Adnan Menderes’in sevgililerinden (kadınlarından) sadece biri olan Ayhan Aydan’ı canlandıran Birce Akalay’ın ağzından çıkan aşağıdaki sözler senaryo yazarının tarihsel gerçeklere yüzde yüz olarak sadık kaldığını gösteriyor…Bu tanıtımda Ayhan Aydan’ın ağzından şu cümleler dökülüyordu:  
“Ben Ayhan Aydan…Bu ülkenin asılan, halkının gözü önünde öldürülen başvekilinin, Adnan Menderes’in sevgilisi, dert ortağı, büyük aşkı ya da metresi…Bunu söylemekten hiçbir zaman korkmadım, çekinmedim; Ben Onu Çok Sevdim…Benim anlatmaya cesaretim var; Sizin dinlemeye cesaretiniz var mı?”
Dizide Adnan Menderes'le 2009'da vefat eden opera sanatçısı Ayhan Aydan arasındaki “evlilik dışı” aşka da yer veriliyordu…Ayhan Aydan bu evlilik dışı ilişkiden hamile kalmış ve çocuk doğarsa Adnan Menderes'in siyasi hayatının zedeleneceğini iddia eden Adnan Menderes'in siyasi yakınlarının telkinleri üzerine bebeğin kürtajla aldırıldığı iddia edilmişti.Kimi iddialara göreyse Ayhan Aydan Adnan Menderes’ten bebeğini istemeden düşürmüştü…
Adnan Menderes’in gelini Ümran Menderes bu diziyle ilgili şöyle konuşmuştu: Adnan Menderes’in oğlu Aydın’ın eşi Ümran Menderes A Haber’de Selin Ongun’un sunduğu “Bi Sormak Lazım” adlı programda şunları söyledi: “ Yine sanırım bir gönül ilişkisiyle ilgili olan bir dizi. Bu yaşanmış, inkâr etmemiz mümkün değil. O sanatçı (Ayhan Aydan) güçlü bir duruşla bu işin arkasında durdu. Ona da Allah rahmet eylesin. Yaşanmasaymış daha iyi olurmuş. Hatta bir keresinde Aydın'a "Bir kadın olarak biraz rahatsız oluyorum, bunlar keşke olmasaymış dedim." Ama Aydın hoşgörü ile karşılıyordu,” dedi…
Dizinin adı?

A-Ben Onu Çok Sevdim
B-Hatırla Sevgili
C-Güz Sancısı
D-DemirKıratlı Yıllar
E-Gönül Bu!

15) Türkiye hükümeti yurt dışında en çok para dağıtan, yardım yapan  dördüncü ülke… ABD (4 milyar 700 milyon dolar), Avrupa Birliği (1 milyar 900 milyon dolar) ve İngiltere’den (1 milyar 800 milyon dolar) sonra, yeryüzündeki en “bonkör / cömert” ülke Türkiye… 2013’te yurt dışında dağıttığımız para ne kadar ?

A-1 milyar 50 milyon dolar
B-1 milyar dolar
C-900 milyon dolar
D-1 milyar 700 milyon dolar
E-1 milyar 450 milyon dolar
F-1 milyar 380 milyon dolar
G-1 milyar 600 milyon dolar

Cevap Anahtarı
1-E
2-B
3-F
4-A
5-D
6-B
7-C
8-A
9-D
10-A & B & C & D & G
11-H
12-A
13-F
14-A
15-G

Ana Sayfa | Film Arşivi | Gelecek Program | Haberler | Gişe Raporu | Köşe Yazıları
© Antrakt Sinema Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır