Bu sayfada yeralan verilerin tamamı özgün içeriktir. Antrakt Sinema’dan izin almadan tamamı ya da parçası kopyalanamaz, kullanılamaz.

 

Şener Şen: Yavuz Turgul deha sınırlarında

Hakan Sonok Yazıları

1) 12 Kasım 2014’teki futbol karşılaşması karşılığında Brezilya Milli takımına kaç para ödedik?

13 Kasım 2014 tarihli Sözcü, Cumhuriyet, Posta ve Fanatik Gazeteleri, 3 milyon Euro ödediğimizi yazdı…

13 Kasım 2014 tarihli Habertürk ve Fotomaç Gazeteleri, 2 milyon Euro ödediğimizi yazdı…

13 Kasım 2014 tarihli Hürriyet ve Sabah Gazeteleri, 2 milyon dolar ödediğimizi yazdı…

Brezilya filmi “The Year My Parents Went On Vacation-Annemler Tatilde” (2006; yönetmen: Cao Hamburger) Los Angeles’taki yabancı filmi OSCAR’ı elemelerinde ilk dokuz film arasına girmeyi başarmıştı…Brezilya’nın OSCAR aday adayı olarak yollanan filmlerden hangileri yabancı film OSCAR’ına aday olmayı başarmıştı?

A- Central do Brasil-Merkez İstasyonu (1998; yönetmen: Walter Salles)
B- O Que É Isso, Companheiro? / Four Days in September (1997; yönetmen: Bruno Barreto)
C- O Quatrilho (1995; yönetmen: Fábio Barreto)
D- O Pagador de Promessas (1962; yönetmen: Anselmo Duarte)
E- Hepsi

2) Tarih Ağustos 1970’ti, Fazıl Hayati Çorbacıoğlu’nun 19 Eylül 1969’da  yazmayı tamamladığı 3 perdelik “Koca Sinan” adlı oyunun İstanbul Şehir Tiyatrosu’nun Harbiye Sahnesi’nde provaları başlatıldı. “İstanbul’un Fethi” adlı filmde (1951;yönetmen: Aydın Arakon) Fatih Sultan Mehmet’i, “Yavuz Sultan Selim Ağlıyor”daysa (1952) Padişah Yavuz Sultan Selim’i canlandıran ve filmi yöneten Sami Ayanoğlu (21 Nisan 1913-7 Kasım 1971) tarafından yönetilen “Koca Sinan” adlı oyun Ekim 1970’ten itibaren yine aynı yerde seyirci önüne çıktı…

26 Aralık 1941 doğumlu bir oyuncu “Koca Sinan” oyununun en küçük rolünde İran Elçisini canlandırıyordu.Adı oyuncu sıralamasında 22.  ve son sıradaydı…Oyundaki sözleri aşağıda:

Elçi: ”Yüce Osmanlı İmparatoru Süleyman Han hazretlerine Şahım Tahmasp’ın (*) selam ve saygılarını iletirim.”

Kanuni Sultan Süleyman (Fuat İşhan canlandırıyordu) :”Sağ olsun! Bizim de kendisine sevgimiz vardır;bunu iletmenizi isterim.”

Elçi: İyi duygularınız, Şahımın size olan bağlılığını bir kat daha arttıracaktır Sultan’ım.”

Kanuni Sultan Süleyman (Fuat İşhan canlandırıyordu):”Nedir dileği?”

Elçi: Büyük Osmanlı İmparatoru Süleyman Han’ın kendi adına yüce bir cami yaptırmakta olduğu alemce bilinmektedir.İslamın yüzünü ağartacağına inandığımız bu eşsiz mabedi ve ibadete açılacağı günü herkes heyecan ve sabırsızlıkla bekler. Fakat, son günlerde ortalıkta dolaşan bir söylenti, yüce eserinizle yakından ilgilenen Şahım Tahmasp Hazretlerini kaygılandırmaya başlamıştır.İnşaatın çok masraflı olduğunu ve bu yüzden geri kaldığını üzülerek duyarız.Şahımın ve tebasının gönlü buna razı olmaz.Caminin tamamlanmasına yardımı olsun diye hazinesinden size şu değerli taşları gönderir.”

(Elçi kutuyu alır, açıp Padişah’ın önüne koyar.Sultan Süleyman sapsarı kesilmiştir.Öfkeyle ayağa kalkar)

Kanuni Sultan Süleyman (Fuat İşhan canlandırıyordu):”Bu muydu ziyaretinin nedeni?”

Elçi :”Evet hünkarım; Şahım diler ki bu davranış başkalarına da örnek olsun; değerli eserinizin bir an önce bitmesi için herkes yardıma koşsun!”

(Kanuni Sultan Süleyman çevresine esefle bakınır)

Kanuni Sultan Süleyman (Fuat İşhan canlandırıyordu):”Gördünüz mü bu iş bizi ne hallere düşürür!”

(Kanuni Sultan Süleyman kutuyu küçümseyici nazarlarla acı acı süzer)

Kanuni Sultan Süleyman (Fuat İşhan canlandırıyordu): ”Demek Şah Tahmasp camimizin parasızlıktan yarım kaldığını sanıp bize yardıma yeltenir? Ve bu davranışıyla Alem-i İslama örnek olmak ister!”

(İran Elçisi ürkmüştür)

Elçi :”Şahımın bu dileğinde iyi niyetten başka bir düşünce yoktur sultanım.”

(*) İran Şahı Tahmasp 1514-1576 yılları arasında yaşamıştır…

İran Elçisi rolündeki oyuncumuz?

A-Tarık Akan
B-Kemal Sunal
C-Münir Özkul
D-Hulusi Kentmen
E-Necdet Tosun
F-Erol Taş
G-Ayhan Işık
H-Göksel Arsoy
I-Şener Şen
J-Hayati Hamzaoğlu
K-Fikret Hakan

3) 18 Eylül 1967 tarihli Hürriyet Gazetesi’nin birinci sayfasının ayrıldığı haberde şöyle yazıyordu: “Kayserispor ve Sivasspor  taraftarları bıçak ve tabanca ile birbirine girdi…40 ölü ve 600 yaralı…”

Çıkan kavgada (çatışmada) ölenlerin sayısı sonradan 43’e çıkacaktı…Aynı yıl Hollywood’un en yetenekli oyuncularından biri İstanbul’a geldi…Kimdi? İpucu:  oyuncu  “Gezegenimizde hiç istemediğimiz kadar önyargı, adaletsizlik, nefret, açlık, yoksulluk ve acı var,” demişti…

A-Elizabeth Taylor
B-Judy Garland
C-Charlton Heston
D-Richard Burton
E-Julie Andrews
F-Audrey Hepburn
G-Marlon Brando

4) Sorudaki filmin yönetmeni, hem bu filmin baş kadın oyuncusu Catherine Fabienne Dorléac Deneuve (1943 doğumlu) ile hem de  Deneuve’ün çok genç yaşta ölen ablası Françoise Dorléac (1942-1967)  ile aşk yaşamıştı…Fransa sinemalarında 3 milyon 384 bin 45 seyirci toplayan film, yılın en iyi yabancı film OSCAR’ına ve Altın Küre’sine adaylık elde ederken tam 10 tane Cesar’ın (Fransız OSCAR’ının) sahibi oldu…Catherine Deneuve bu filmdeki oyunuyla bir de David di Donatello Ödülü kazandı…Hangi film?

A-Les parapluies de Cherbourg
B-Les collégiennes
C-Belle de jour
D-Repulsion
E-Les demoiselles de Rochefort
F-Le dernier métro
G-Liza
H-Tristana

5) Can Dündar’ın “Birand: Bir Ömür, Ardına Bakmadan” adlı kitabında şu sözü aktarılmaktaydı: “Sayın Birand, bir gün mutlaka seninle birlikte Kudüs’te namaz kılacağız.” Bunları söylerken gözlerinden bir damla yaş süzülmüştü…Bu sözü söyleyen kimdi?

A) Leila Khaled
B) Abu Nidal
C) Yaser Arafat
D) Mahmoud Abbas
E) Muhammad Nimr al-Hawari
F) Ismail Abdel Salam Ahmed Haniyeh
G-Halid Meşal

6)  Uğur Yücel yönetmeni şöyle anlatmıştı: “Bütün film setini devirecek kadar despottur.Ama yatağında geceleri, uykuya geçmeden önce kaşlarını kaldırıp, üzüntüyle duvarlara bakacak kadar da çocuktur.” Kim?

A-Ertem Eğilmez
B-Başar Sabuncu
C-Barış Pirhasan
D-Atıf Yılmaz
E-Kartal Tibet
F-Yavuz Turgul
G-Memduh Ün
H-Metin Erksan

7) Eczacıbaşı Holding’in kurucularından Nejat Eczacıbaşı (1913-1993) ve Şakir Eczacıbaşı’nın (1929-2010) kardeşi Vedat Eczacıbaşı'nın “Benim için hala Başbakan olan Adnan Menderes'in şerefine,” diyerek kadeh kaldırması hayatına malolmuştu…

Geçtiğimiz günlerde yayınlanan Şakir Eczacıbaşı'nın “Çağrışımlar, Tanıklıklar, Dostluklar” adlı anı kitabı sayesinde de 1916  İzmir doğumlu olan ve 1953’te Gülçin Hanımla evlenen Vedat Eczacıbaşı'nın, 27 Mayıs 1960 darbesinden sonra askeri darbecilerce yargılanan ve idam edilen Başbakan Adnan Menderes için 24 Mart 1961'de Beyoğlu'ndaki Gaskonyalı Toma Meyhanesi'nde sevgisini, sempatisini ilan ettiği için hayatını kaybettiğini de öğrenmiş olduk…

Süleyman Ferit Eczacıbaşı (1885-1973) ile Saffet Hanımın oğlu olan Vedat Eczacıbaşı’nın tek suçu, TSK tarafından iktidardan indirilen Adnan Menderes için güzel sözler etmekti…Vedat Eczacıbaşı meyhanede kadehini, “Benim için hala başbakan olan Adnan Menderes'in şerefine” diyerek kaldırdığından şikayet üzerine önce tutuklanmış, sonra da bu tutuklama uzayınca bunalıma girerek intihar etmişti.Geride üç çocuk bırakan Vedat Eczacıbaşı sadece 45 yaşındaydı…

Vedat Eczacıbaşı’nın ölüm tarihi? İpucu Başbakan Adnan Menderes’in idam edilmesinden 13 gün önce hayatını kaybetmiştir…

A-28 Ağustos 1961
B-4 Eylül 1961
C-17 Eylül 1961
D-29 Eylül 1961
E- 9 Eylül 1961

8)Sinema yazarı ve film eleştirmeni  Atilla Dorsay O’nu şöyle anlatmıştı: “Beraber yürüdük biz bu yollarda,” birlikte üzüldük, birlikte kimi zaman çaresizlik duygusuna kapıldık, kimi zaman da arslanlar gibi mücadele ettik. Elbette bir farkımız vardı: O bir iş adamıydı, bir patrondu, bir film getiricisiydi, bir işletmeciydi. Bense bir sinema yazarıydım. Bakışımız tıpatıp aynı olamazdı. Hatta kimi zaman onu açık ya da kapalı biçimde eleştirdiğimi hatırlıyorum:

Örneğin Cannes’dan aldığı, kimi zaman başyapıt düzeyindeki ödüllü filmlerin yaptığı işten memnun olmamasını ya da yine Cannes’dan film seçerken sanatsal kriterleri biraz ihmal etmesini...

Ama o gerçekçiydi, gerçekçi olmak zorundaydı. Bir türlü sağlıklı bir gidişe kavuşamamış, sorunlarını çözümleyememiş, periyodik biçimde hasta bir sektörde bu işten para kazanmak ve sayısız aileyi de geçindirmek zorundaydı. Onun sayısız sineması veya sorumluluğunu aldığı sinema salonu vardı. Buralarda yüzlerce kişi çalışıyor ve ekmek yiyordu. “İşlerin kötü gitmesi” bizim için duygusal bir üzüntü kaynağı olabilirdi. Onun içinse yaşamsal bir sorundu: Hem kendisi, hem sektör, hem de sorumluluğunu aldığı tüm o insanlar ve aileler açısından...

Sorunlara bizim gibi romantik ve idealist bir aydın gibi yaklaşmadı. Gerçekçi olmaya, çareler aramaya, somut önerilerde bulunmaya yöneldi. Gerek devletle ya da yerel yönetimlerle olan ilişkilerinde, gerekse seyirci tepkilerinde hep en doğru, en akılcı ve sektöre yararlı olanı aradı. Son dönemde biraz ekonomik bunalım, biraz da hızla artan korsan imalat ve dağıtım nedeniyle ciddi boyutlara varan seyirci kaybı olayına da ilk kez teşhis koyup imdat diye haykıran o olmuştu.

Herkes bilmez, kendisinin müzikçi bir geçmişi var. Bir zamanlar Cem Karaca’yla birlikte çaldı ve onun Resimdeki Gözyaşları adlı başyapıt düzeyindeki parçasını da o besteledi. Niçin müzikte adı kalmadı diye merak ettiğim olmuştur. Hele şu günlerde pop ve bu arada Türk popunun geçmişi üzerine bir kitap yazmam nedeniyle, arada onu da anarken... Ama o sanırım en çok sevdiği işi seçti.”

Atilla Dorsay’ın sözünü ettiği kişi?

A-İsmet Kurtuluş
B-Metin Arcan
C-İsmet Kazancıoğlu
D-Yalçın Küçüközcan
E-Orhan Kurtuluş
F-Ahmet Tokay
G-Erol Özpeçen
H-Mehmet Soyarslan
I-Murat Akdilek

9) Üçer OSCAR ödülü sahibi Coen kardeşler yönetmenliğini ve senaryo yazarlığını üstlendikleri yeni filmleri “Hail, Caesar!” da (2015) baş rolleri Scarlett Johansson, Channing Tatum, iki OSCAR’lı George Clooney, OSCAR ödüllü Tilda Swinton yanı sıra üçü de OSCAR adaylığı elde eden Josh Brolin, Ralph Fiennes ve Jonah Hill arasında paylaştırdı…

Coen kardeşler “Hail, Caesar” filmine senaryo yazarı, yönetmen, yapımcı ve kurgucu olarak imza koyacak…Coen kardeşlerin George Clooney ile çalıştıkları diğer filmler?

A-Fargo
B-Blood Simple
C-O Brother, Where Art Thou?
D-True Grit
E-The Big Lebowski
F-No Country for Old Men
G-Intolerable Cruelty
H-Burn After Reading

10-Rusya lideri Vladimir Putin morali bozulduğunda ve kendini iyi hissetmek istediğinde O’nun şiirlerine başvuruyor…Şairin eserlerini herkese tavsiye ediyor…Kim?

A-Nazım Hikmet
B-Pablo Neruda
C-Ömer Hayyam
D-John Keats
E-Anna Akhmatova
F-Boris Leonidovich Pasternak

11) Şener Şen, yönetmen ve senaryo yazarı Yavuz Turgul için “Deha gibi bir şey; deha sınırlarında dolaşan bir yaratıcı,” diyor.

Şener Şen: “Yavuz Turgul’un Tanrısal bir ayrıcalığı var”

Şener Şen, altı sinema filminde kendisini yöneten, 1976 yılından bu yana 15 filminde yönetmen ya da senaryo yazarı olarak, ya da hem senaryo yazarı hem yönetmen olarak çalıştığı ve en son  “Av Mevsimi”nde (2010) bir araya geldiği Yavuz Turgul için şunları söylüyor:

“Tanrısal bir ayrıcalığı var.Yaratımın üst sınırlarında.Deha gibi bir şey Yavuz Turgul.”

Şener Şen’in bu sözleri bana dört kez Oscar ödülü kazanan oyuncu Katharine Hepburn’ün şu sözlerini hatırlatıyor: “David Lean dünyanın en iyi film yönetmenidir.”

Şener Şen Yavuz Turgul’u anlatıyor:

“Yavuz Turgul ile ilişkim 1970’li yıllara dayanıyor.O zamandan bu zamana birbirimizi tanıyoruz ve bunun yanında, bir de tarafsız gözle bakınca Yavuz Turgul o kadar deha sınırlarında dolaşan bir yaratıcı ki (…) Birlikte imza attığımız filmler genellikle başarıyı yakalamış ve bir çizginin üstünde filmlerdir: “Muhsin Bey”, “Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni” ve “Eşkıya.”Bütün bunlar Türk sinemasının çok önemli örnekleridir.

Tabii bunun ilk çıkış noktası; yani başarının ana kaynağı senaryo. Sinemada benim inandığım tek şey projedir. Bir de senaryodur.Yavuz Turgul da bu konuda çok özel biri. Yalnız Türkiye’de değil dünyada da özel biri olduğuna inanıyorum.(…) Bizde ön hazırlık çok çilelidir.Yani film başlamadan biter.Özellikle Yavuz Turgul’un projelerinde öyledir. Yani Yavuz Turgul’un bir filme evet demesi için en az beş-altı aylık bir geçmişi vardır o projenin.Bunun içinde on-onbeş yıllıklar da var. Olağanüstü bir özen gösteriyoruz yaratımına.O yüzden her şey hesaplanmıştır.Her kelime, her şey; o yüzden rastlantı olarak yazılmış bir şey değildir. (…) ”Eşkıya” için filmi çekmeden önce bir yıl oyunculuk çalışması yaptık.Dünya sinemasında da bu iş böyle yapılır.”

“Yavuz Turgul mahçuptur, utangaçtır.Tabii bunun altında iddialı bir kişiliğin olduğuna inanıyorum.Büyük bir hırsında.”

Şener Şen ile Yavuz Turgul’un işbirlikleri film jeneriklerine göre 15 film… Ancak yapımcı Türker İnanoğlu Ertem Eğilmez’in yönettiği Müjde Ar, Şener Şen ve Uğur Yücel’in baş rollerini üstlendiği “Arabesk”in jeneriklerine senaryo yazarı olarak Gani Müjde’nin adı yazılsa da “Arabesk”in “gizli” senaryo yazarları arasında Yavuz Turgul’un da bulunduğunu söylüyor.Bu açıklamayla birlikte Yavuz Turgul Şener Şen ortak çalışmalarının sayısı birden onaltıya çıkıyor.

Şener Şen’in Yavuz Turgul yönetiminde çevirdiği filmler:

“Muhsin Bey” (1986), “Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni” (1990), “Gölge Oyunu” (1990), “Eşkıya” (1996), “Gönül Yarası”  (2005), “Av Mevsimi” (2010)…Yavuz Turgul’un yönettiği filmlerden sadece “Fahriye Abla”da (1984) Şener Şen oyuncu kadrosunda bulunmuyor…

 Yavuz Turgul’un senaryosunu yazdığı Şener Şen’li filmler:

“Tosun Paşa” (1976), “Sultan” (1978), “Erkek Güzeli Sefil Bilo” (1979), “Banker Bilo” (1980), “Davaro” (1981), ”Çiçek Abbas” (1982), ”Şekerpare” (1983),“Züğürt Ağa” (1985), “Muhsin Bey” (1986), “Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni” (1990), “Gölge Oyunu” (1990), “Eşkıya” (1996), “Gönül Yarası” (2005), ”Kabadayı” (2007) ve ”Av Mevsimi” (2010).

Hem Yavuz Turgul’u hem Şener Şen’i yıldızlaştıran filmlerden “Züğürt Ağa”yı Yavuz Turgul anlatıyor:

“Ertem Eğilmez olmasaydı “Züğürt Ağa” senaryosu belki de hiç yazılmayacaktı.O’nun “Yaz da görelim”inin altında tahrik mi vardı, yönlendirme mi hala bilmiyorum.”

“Züğürt Ağa” filmine baktığınız zaman sanıyorum sinema tarihi içinde ilk kez bir ağa pozitif olarak ele alındı. Hatta ben bu fikri Ertem Eğilmez’e söylediğimde şaşırdı. ”Nasıl olacak, böyle bir şey?” diye. ”Böyle bir şey düşünüyorum ben,” dedim.Ertem Eğilmez, “Bu yapılamaz!” dedi. Kendisine “İsterseniz bir deneyelim,” dedim.Bunun üzerine Ertem Eğilmez, “Peki deneyelim,” dedi. Güneydoğu kültürüne çok yakın birisi değilim. Doğum yerim İstanbul ve hep burada yaşadım.Güneydoğu’yla ilgili olarak öykü, roman, araştırma okuyarak ve o dünyayla ilgili olarak çevremdeki insanlarla sürekli haşır neşir olarak her şeye karşın sanal bir dünya yarattım kendime.Bu filmin ilginç yanı, o zamana kadar belli bir biçimde kullanılmış olan bir kurumun farklı biçimde ele alınmasıydı.”Karikatür Ağa” olarak nitelendirebileceğimiz ve Şener Şen’in geçmişteki ağa modelleriyle taban tabana zıt bir karakter söz konusuydu.”Züğürt Ağa”daki ağa da kötüydü ama…çoğunlukla komik, kötülükleri bile komiklik içinde ele alınmış bir karakter oldu.”

Şener Şen anlatıyor:

“Biz bu topraklara ait sanatçılarız.Benim için Hollywood mümkün değil.Dil, davranış biçimi, vücut dili bize ait.Bir “Züğürt Ağa”yı Robert De Niro oynasa bizimki gibi olmaz ama adam dünya starı.Ben New York’lu bir taksi şoförünü nasıl oynayayım?”

Yavuz Turgul 1975’ten bugüne yoldaşı olan Şener Şen’i anlatıyor:

“1975’ten sonra Şener Şen’le tanıştık. Grubun içinde (Ertem Eğilmez / Arzu Film) diğerlerine oranla gerçekten bizimle daha iyi kaynaşan, iç içe olan bir yanı vardı.O ortam içinde biz sinemayı birlikte öğrendik.Görebildiğim kadarıyla Şener Şen çok boyutlu bir insan. Konservatuarda okumamış, ki bence çok iyi yapmış! Orada birtakım kötü deneyimlerden geçmemiş, kötü edimler edinmemiş! Kuşkum eğitimin kendisiyle değil de, bu eğitimin verildiği yerlerle!...”

“Şener Şen’in çok iyi bir yanı da az sayıda film çekmek istemesidir. Çünkü çok sayıda film çektiği takdirde, bu konuda velut olmayan bir ortamda, kendi kendini tekrarlama şanssızlığına da düşebilirdi. Oyuncu olarak baktığımızda Şener Şen’de şunu görüyorum: Şener Şen Doğu’yla Batı’yı bir çizgiyle ayırdığınız takdirde daha Doğu’ya yakın bir görüntü çizmekte benim gözümde.”

Yavuz Turgul gözde oyuncuları Şener Şen, Uğur Yücel ve Şevket Altuğ’u anlatıyor:

“Kendimi O’nların yanında rahat hissediyorum.Ben biraz rahatsız bir insanım.Kişilerle ilişkiye zor giriyorum.Biraz paranoyakça düşünmeye başlıyorum.Başta haksız yargılamalarım da olabiliyor.Bu nedenle sette çok rahat etmek istiyorum.Bu insanlar beni rahat ettiren insanlar. Yüksek gerilimli setler yaşıyoruz.Bu zor duygularla film yapmak kolay değildir.Bunun için de oyuncunun bu konuda çok açık olması gerekir. Her türlü baskıyı içine sindirmesi ve moralini bozmadan devam ettirebilmesi gerekir.Şener Şen beni çok iyi tanıyor.Kaşımın hareketinden kafamın içinden geçenleri anlıyor.Ayrıca set için çok ideal bir insandır.Çünkü çok neşelidir. İnsanlara moral verir.Uğur Yücel deseniz son derece zeki, sinemayı çok seven biri ve uzun yıllardır arkadaşım.Şevket Altuğ’da arkadaşım. İşte böyle birlikte iş yapıyoruz.”

Yavuz Turgul ile Şener dargınlığı bir yıl sürdü

"Yavuz Turgul'la çalıştığım zaman mutlu oluyorum," diyen Şener Şen "Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni"nden sonra Yavuz Turgul'a "Seninle çalışmak istemiyorum," dedi. Bu dargınlık bir yıl kadar sürdü. Bu konuda Yavuz Turgul şunları söylüyor: "Şener Şen, "Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni"nde bana çok kırılmıştı, haklı olabilir, dediğim gibi film setinde biraz tuhaflaşıyorum ben, dişlerim çıkıyor, garip şeyler yapıyorum…Bundan dolayı kırılmıştı Şener Şen.Fakat sonra arkadaşlığımız, dostluğumuz devam etti.Sonra da gelip, "Ya biz galiba hata yapıyoruz, birlikte film yapmaya devam edelim," dedi. Ben gittiği zaman "Niye?" diye sormamıştım, döndüğü zaman da "Niye?" diye sormadım ve sonra devam ettik Şener Şen'le."

Meral Okay Yavuz Turgul’u anlatıyor:

“ Yaptığı işlerin sihri mi ne? Yavuz Turgul, yerli.Bu suyun balığı o.”

Soru şu: Yavuz Turgul’un yönettiği filmlerinden hangisi ya da hangileri Türkiye’nin OSCAR aday adayı olarak seçilerek Los Angeles’a yollandı?

A-“Muhsin Bey” (1986)
B-“Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni” (1990)
C-“Gölge Oyunu” (1990)
D- “Eşkıya” (1996)
E-“Gönül Yarası”  (2005)
F- “Fahriye Abla” (1984)
G-“Av Mevsimi” (2010)

Cevap Anahtarı
1-E
2-I
3-G
4-F
5-C
6-F
7-B
8-H
9- C & G & H
10-C
11-D & E

Ana Sayfa | Film Arşivi | Gelecek Program | Haberler | Gişe Raporu | Köşe Yazıları
© Antrakt Sinema Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır