Bu sayfada yeralan verilerin tamamı özgün içeriktir. Antrakt Sinema’dan izin almadan tamamı ya da parçası kopyalanamaz, kullanılamaz.

 

IDFA, 19 Kasım 2014, çarşamba günü başlıyor

Nur Özgenalp Yazıları
Yazar: Nur Özgenalp

Nur Özgenalp bütün yazıları

Amsterdam iki hafta boyunca birbirinden ilginç belgesellere ev sahipliği yapacak!

Amsterdam Uluslararası Belgesel Film Festivali (IDFA) 19 Kasım 2014, çarşamba günü başlıyor. Dünyanın dört bir yanından gelen belgesel filmler Amsterdam seyircisiyle buluşacak. Bu heyecanlı yolculuk 30 Kasıma kadar devam edecek. Her yıl tekrarlanan festival, Amsterdam’ın kayda değer sinema etkinliklerinden biri. Ayrıca, 1988’den beri düzenlenen IDFA, belgesel film festivalleri dünyasında önemli bir yere sahip.

Bu yıl festivalde yine ‘yok’ yok! Yılın yeni belgesel filmlerine eski önemli örnekler eşlik ediyor. Bir yanda Joshua Oppenheimer’in merakla beklenen filmi “The Act of Killing” var, diğer yanda Orson Welles’in “F for Fake” filmi.

Yarışma filmleri yedi ana dalda yarışıyor. IDFA Uzun Metraj Film Ödülünün yani sıra, Orta Metraj ve Öğrenci Filmi dallarında da yarışmalar düzenleniyor. 12,500 Euro verilen IDFA Büyük ödülü için on beş film yarışıyor. Birbirinden ilginç on beş film arasında seçim yapmak epey zor olacak gibi görünüyor. “35 Cows and a Kalashnikov”, “Chameleon”, “That Sugar Film”, “Those Who Said No” ve “Uyghurs, Prisoners of the Absurd” güçlü adaylar arasında. Yine de her an bir sürpriz olabilir.

IDFA Uzun Metraj Film Ödülünün yanı sıra En İyi İlk Film Ödülü ve En İyi Hollandaca Belgesel Film Ödülü de veriliyor. Ayrıca IDFA DOC U ve IDFA DocLab Yarışmaları var. IDFA DOC U gençleri belgesel sinemayla haşir nesir etmek için ilginç bir çalışma. Yaşları 15 ve 18 arasında değişen beş gençten oluşan jüri bu ödülün kime gideceğini belirliyor. Bu bölümde gösterilen balet olmak isteyen  Norveç’li erkek çocuklarının çalışmalarını konu edinen Kenneth Elvebakk’in “Ballet Boys” filmi epey ilginç görünüyor. IDFA DocLab ödülü ise dijital ve interaktif çalışmalara odaklanıyor. On beş film arasından anlatımında dijital teknolojiyi en yaratıcı ve etkili kullanan  projeye 2,500 Euro para ödülü veriliyor. Bu bölümde ünlü yönetmen Miranda July’ın “Somebody”si, İngiltere-Kanada ortak yapımı “Seven Digital Deadly Sins”, Julie Snyder ve Sarah Koenig’in Amerika’daki bir cinayet vakasına interaktif yaklaşan “Serial”ı, Hollanda’da son dönemin önemli sorunlarından olan iltica mevzuuna eğilen “Refugee Republic” ve sonsuz bir deniz panoraması sunan “Polar Sea 360” ilk göze çarpanlar arasında yerlerini alıyorlar.

Yarışma dışında altı dalda birbirinden ilginç filmler Amsterdam sinemalarına geliyor. Bu bölümlerin başlıkları: Ustalar, Festivallerin En İyileri, Panorama, Paradocs, Muzik Belgeselleri ve Çocuklar ve Belgesel. Ustalar bölümünde filmlerde zaman ve mekânın nasıl kurgulandığını konu edinen Marcelo Masagão’nun “Act and Wind”i şimdiden sinefillerin rüyalarını süslemeye başladı bile. Doğunun hikaye anlatım biçimlerini inceleyen “The Dream of Shahrazad” da merak uyandırıyor. Finlandiya’nın yakın tarihindeki garip ve çözülememiş cinayet vakalarını anlatan “Emergency Call” sinemaseverlerin görülecek film listelerinin başında yer alıyor. Jean Michel Carré’nin “Putin Is Back”i, Julien Temple’in “Rio 50°”si, Nick Broomfield’in “Tales of the Grim Sleeper”i ve Juliano Ribeiro Salgado ve Wim Wenders’in “The Salt of the Earth”ü de bu bölümde öne çıkanlar arasında. Müzik Belgeselleri bölümünde de bir ustanın filmi var. Kurmaca filmleriyle ünlu Doris Dörrie’nin “This Lovely Shitty Life” filmi en merak edilen filmlerinden. Müzik Belgeselleri bölümünde Dörrie’nin filmi dışında da birçok ilginç film var. Festival filmleri hakkında daha fazla bilgi almak ve film gösterimlerinin saatlerini öğrenmek için IDFA’nın internet sitesini ziyaret edebilirsiniz: http://www.idfa.nl/nl.aspx.

Dört gündür heyecanla programı inceliyorum, ama hala kendi izleme ajandamı sonlandıramadım. Yine de Antrakt için Rüdiger Suchsland’ın Weimer Almanya’sını anlatan “From Caligari to Hitler”ini ve Andre Singer’in “Night Will Fall” filmini kaçırmamaya çalışacağım. “Night Will Fall” bu yıl sinema dünyasında epey sarsıntısı yarattı. Film ünlü yönetmen Alfred Hitchcock’un Nazi dönemi kampları üzerine kurguladığı bir proje. Hitchcock, söylenene göre, elindeki malzeme yoğun derecede vahşet görüntüsü barındırdığı için filmi yapmaya devam etmekte zorlanmış ve yarıda bırakmış. Bu yüzden “Night Will Fall” hiçbir zaman gösterime girmemiş. Ta ki şimdiye kadar. Yönetmen Singer 2014’te filmi tekrar ele alıyor ve tasarlıyor. Bu sebeplerden dolayı “Night Will Fall” benim listemde çoktan ilk sırada yerini aldı.

Artık, 19-30 Kasım arasında Amsterdam’a yolunuz düşerse, nereye gideceğinizi biliyorsunuz. Bir başka güzel sürpriz de filmlerin çoğunun Amsterdam’ın en güzel sinemalarından biri olan Tuschinski Tiyatrosu’nda gösteriliyor olması. Kasımda Amsterdam’da olup, Tuschinski’de belgesel izlemekten daha keyifli bir şey olamaz sanırım. Tuschinski’ye Amsterdam’ın merkezindeki diğer sinema, kültür ve konser merkezleri eşlik ediyor. Eğer gelemiyorsanız, üzülmeyin, sizin için Antrakt Amsterdam Uluslararası Belgesel Film Festivalini yakından takip edecek. Festival kapanışından sonra yenilenmiş ‘kaçırılmaması gereken belgeseller’ listesini Antrakt Sinema’da bulabilirsiniz. 

Ana Sayfa | Film Arşivi | Gelecek Program | Haberler | Gişe Raporu | Köşe Yazıları
© Antrakt Sinema Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır