Bu sayfada yeralan verilerin tamamı özgün içeriktir. Antrakt Sinema’dan izin almadan tamamı ya da parçası kopyalanamaz, kullanılamaz.

 

Dr. Tuhafaşk

Başak Tuncel Yazıları

'Dr. Strangelove or: How I Learned to Stop Worrying and Love the Bomb / Dr. Tuhafaşk'

"Dünyada iki ruh var.
-Temkinin ruhu, gözükaralığın ruhu.
-Hareketsizliğin ruhu, hareketin ruhu.
-Sahip olduğuna sıkı sıkı tutunmanın ruhu, peşini bırakmanın ve sahip olmadığına uçmanın ruhu.

Yavaş ama istikrarlı, emeğine karşı dikkatli, başarılarından ayrılmaya isteksiz, bir kenara bırakılsa yeğ olan ile tutmaya değer olan arasında ayırım yapmayan yapıcının ruhu.

İlham veren fanteziler yaratmakta usta, çabasının bolluğuna aldırmayan, iyi ile birlikte kötüyü de başından savmaya meyilli yıkıcının ruhu. Sonsuza kadar bu iki ruhun arasını bulan toplum, titreyen bir dengedir."

Voltairine De Cleyre

Sovyetler Birliği'nin "Kıyamet Günü" silahı geliştirdiğini haber alan ABD istihbarat kaynakları, General Ripper komutasındaki B52 adlı 50 tonluk nükleer bomba taşıyan savaş uçaklarına, şifreli "vurun" 
emri gönderir. Plan R hayata geçer ve bu 2. Dünya Savaşı'nda kullanılan bütün bombaların ve kapsüllerin tamamamından 16 kat güçlüdür. Ruslar Washington'a saldırır ve ruslarla gırtlak gırtlağa nükleer savaşa girilir.

Filmi özel kılan Stanley Kubrick'in, biçimle öz arasındaki gülünç ayrıntalara yer vermesindeki ustalığıdır. Kapitalizme ve Marksizme karşı bir eleştiri olan Nasyonal Sosyalist dünya görüşünün temsili; antikapitalist, antisemitik ve antimarksist bilim insanı Dr.Strangelove'dır. Karakteri çözümlemek için "Führer", "Reich" gibi kavramların bilinmesinde fayda var. Dr.Tuhafaşk bir üstinsan modelidir. Üstinsan kavramı bilindiği gibi Friedrich Nietzsche'ye aittir. Filmin bütününe yayılan ironi gibi buradaki asıl büyük ironi de üstinsanın tekerlekli sandalyeye mahkum oluşu ve uzuvlarının kontrolden çıkmış olmasıdır. Dr.Tuhafaşk bir nevi Hitler'e karşı ötekidir. Kendine ve Hitler'e yabancılığı yanında
adı da bunu imlemektedir; Dr. Yabancıaşk. Ayrıca kominist tarihte isimlerin tabulaştırılmasını da göz önünde tutarsak...

"Ölü birine ait olan bir ismi teleffuz etmedeki ürkeklik, söz konusu ölünün, bir rol oynadığı her hangi bir şeye değinmekten geri durmamıza kadar uzanır...
Hitler'e göre sayı egemenliğine dayalı demokrasinin Führer'in sorumluluklarını yok ettiği 
bilinmektedir."

Filmde ikinci büyük ironi sayılarla bağlantılıdır. Savaş odasında yuvarlak masa başında toplanmış üst kademeli devlet adamı ve komutanlardan oluşan heyete iki savaş senaryosu çıkarılır; Buna göre bu iki senaryo arasında seçim yapacaklardır. Birinde 20 milyon kişi ölecektir, diğerinde 150 milyon kişi... Bu senaryoyu ağzında sakız çiğneyerek dile getiren karakter ve ABD Başkanı'nın buna rağmen Hitler olarak anılmak istememesin tek derdi olması ölecek olan insan sayısına karşı duyarsızlık
ve Rus Dimitri'yle görüşme kararı olayın akışını değiştirir. Dimitri ile ABD Başkanı arasında ankesörlü telefonla iletişimin kakafoniye dönüştüğü bir konuşma vuku bulur. Dimitri Dünya yok olmak üzereyken sarhoştur.

Üçüncü büyük ironi savaş kararını verenlerin bir "tuhaf" maymunlar ve onların cehennemine benzemesidir. Uçak başkanı Kong; sizce de King Kong'u ve muzları çağrıştırmıyor mu? İnsan soyunun devamıyla alakalı Darwin eleştirisi de böylelikle yapılmış olur. Dr. Tuhafaşk'a göre: "Vazgeçirici olmak: düşmanın beyninde saldırı korkusunu yaratma sanatıdır. "Kıyamet Silahı"nın anlamı budur. Gönderilen uçaklardan otuzu ABD Başkanı'nın emriyle geri döner. Dördü düşürülür. Birinin geri dönmediği hasarlı olduğu ortaya çıkar. O, patlayacaktır. Patlama olduktan sonra, bunun sonucunun listesini Dr.Tuhafaşk çıkarır. Burada geçen diyaloglar tamamen insanların mekanik bir şekilde üreyeceği ve sayılarının çok az olması nedeniyle bir erkeğe on kadın düşmesi saçma sapan
fikirlerle son bulacaktır. Yani büyük ileri uygarlık, küçük vahşi ilkel kabileye  dönecektir. 

"Freud'a göre kültür kuramı şiddet ve saldırganlık konusunu merkeze oturtur. Şiddetle ne yapılıyor? Bir kültürü ayakta tutabilmek için gereki olan şiddet." Marx'a göre "İnsanlar tarihi yapabilmek için yaşayabilecek durumda olmalıdır. Yaşamak için her şeyden önce içmek, yemek, barınmak, giyinmek ve daha bazı başka şeyler gerektir. Demek ki ilk tarihsel olay, bu gereksinmelerin sağlanmasını elverişli kılan araçların üretimi, maddi yaşamın kendisinin üretimidir." Yine Freud'a gelelim "Vahşi uluslar hakkında yazdıklarını Nasyonal Sosyalizm ile olan bağlarını bilinçaltında tutmak zorunda olan kurumların tarihsizlikleriyle, bire bir örtüşmektedir. Amerikalılar, Alman toplama kamplarında yapılan kitle deneylerinin sonuçlarını uzay araştırmaları için kullandıklarında, ilk önce verilerin korkunç kökenini sildiler, o zamanlar katkısı olan "hekimlerin" Nasyonal Sosyalist görüşlerini inkar 
ettiler ve söz konusu sonuçları araştırma programlarına dahil ettiler. Zaman zaman modern çağın simgesi olan uzay araştırmaları, böylece köklerini toplama kamplarının derinliklerine uzatmaktadır." Marx'ın yaşamı elverişli kılan araçların üretimi düşüncesinin çarpık somut halidir bu. 

Ayrıca Petter Sellers'ın katmerli oyunculuğuna değinmeyeceğim.

"Kan ve Toprak ideolojisine" çok farklı bir perspektiften bakan Stanley Kubrick filmi ABD ulusal film arşivinde muhafaza edilmektedir. İronik ABD Kültürünün yeniden
oluşmasına katkısı olduğu için olabilir mi?

"ilk Anarşist Manifesto"nun yazarı Anselme Bellegarrigue alıntısıyla "savaş kararını verenler" için yazımı noktalıyorum.

"Dünün zavallıları nasıl oldu da bugün benim efendim oldular? Bu beyefendiler gücü nasıl ele geçirdi ve bütün özgürlük, servet ve adaleti ona aktardılar? Bugün muzdarip olduğumuz cezalar, adaletsizlikler ve bunaltıdan kimi sorumlu tutacağız? 

Oy verenleri tabii ki.

Bu eylemde seçmen, adaya şöyle der: Sana sınırsız ve açık bir şekilde özgürlüğümü veriyorum; zekam, hareket sebeplerim, sahip olduklarım, karlarım, aktivitelerim ve bütün servetimi ellerine bırakıyorum. Egemenlik haklarımı sana devrediyorum. Aynı zamanda çocuklarımın, akrabalarımın ve hemşerilerimin ister aktif, ister pasif olsun haklarını da sana teslim ediyorum. Bunları sana istediğin gibi kullanabilesin diye veriyorum. Seçim üzerindeki kontrolümüz bu kadar. 

Ağlayın, zırlayın karşı çıkın vicdanına seslenin ama hiçbir şeyi değiştiremeyeceksiniz. Anlaşma böyle ve adayın kim olduğu da önemli değil.Cumhuriyetçi ya da monarşist, seçilen kişi efendi ve ben de onun menkul mallarından biriyim."


Bugün atomlar kararsız hale gelmiştir, zira amaçta budur: bölünme.
PEACE IS OUR PROFESSION! (BARIŞ BİZİM İŞİMİZ)

Yalan nükleer bombalardan daha etkili, öldürücü bir silahtır. 

PEACE IS OUR PROFESSION! (BARIŞ BİZİM İŞİMİZ)

Film: Peter George'nun KIRMIZI ALARM kitabından uyarlamadır.


 

Ana Sayfa | Film Arşivi | Gelecek Program | Haberler | Gişe Raporu | Köşe Yazıları
© Antrakt Sinema Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır