Bu sayfada yeralan verilerin tamamı özgün içeriktir. Antrakt Sinema’dan izin almadan tamamı ya da parçası kopyalanamaz, kullanılamaz.

 

Kill Bill

Başak Tuncel Yazıları

-Gerçeklik bir kabule bağlıdır ve iletişim her şeyi aydınlatır.-

Yaşam yolunda deneyim ne kadar değerlidir? Değer kelimesini özellikle kullanıyorum çünkü birazdan da bahsedeceğim gibi birçok farklı bakış açısından Kill Bill’e ben yazarak siz okuyarak birlikte bir değer biçeceğiz. Para değeriyle, değerler göstergesine giriş yapalım. İlk film toplam kazancı $180,949,045 $'a ulaşmıştır. Film ABD'de gösterime girdiği ilk haftada 22,089,322 $ ve Haziran 2007 itibari ile Kill Bill Vol 2 ABD'de gösterime girdiği hafta 25,104,949 $ gelir elde etmiştir. Parasal değer anlamında oldukça sükseli olan filmin aynı zamanda gelmiş geçmiş en iyi kılıç sahnelerini de içinde barındırdığı savunulmaktadır öyle ki Hattori Hanzo’nun kimliğinden haberi olmayan milyonlarca insanın dilinde film sayesinde bu isim dolanacaktır.

Hattori Hanzo Japon kültüründe değerli bir şahsiyet, samuray ve ninjaydı. Avangart kültür ve Kitsch yıllarca New York sanat çevrelerini meşgul ettiği için midir bilinmez Tarantino Kill Bill’de, ABD’nin dünyanın en büyük Kitsch ithalatçısı olduğunu gözler önüne serer. Değerli Hattori Hanzo da popüler kültürde bu filmle birlikte yerini alacaktır. Fakat ABD kültürü içinde eritilmiş bir Japon kültürüyle.

Bir kültürün diğer kültürün içinde eritilmesi işlemine sosyolojide asimilasyon terimi kullanılsa da asimilasyon yerine “Kendine mal etmek” deyimini kullanmak durumu özetlemeye daha uygun düşüyor. “Kültürün kendine özgü zihin kümesi vardır. Amerika kültüründe topluma ayak uydurmamak hoş karşılanır.” Japon kültüründe değil. Fakat Kill Bill filminde bu iki kültür iç içedir.

Bunun yanında Jazz ve Blues’un doğuşu, üzerimizden çıkarmadığımız kot, neredeyse her gün artık yenilip içilen kola ve hamburger ABD kültürünün içimize sızdığını gösterir. Ayrıca bunun başka bir örneğini İsrail asıllı şair Ronny Someck’in şiir kitabı Alkol Vadisi Baladı’nda görmeniz, incelemeniz mümkündür. Şair bütün şiir metinlerinde neredeyse ABD’nin kültür kodlarını kullanır.

“Yerli kültürlerin kovulması ve dünyanın evrensel kültürü haline gelmesine” tanık oluruz. Samurayların gelişimi toprak kavgalarına dayandırılmıştır. Ünlü kılıç üstadı Musaşi’nin savaş sanatlarının temelini öğreten Beş Çember Kitabı’nda öğütlediği üzere -Beş uzun kılıç tutumundan başka tutum yoktur. Peki, tutum ile ne demek istemiştir Miyamoto Musaşi ve The Bride (Gelin) namı diğer Beatrix Kiddo karakterinin bir numaralı silahı, kılıcın önemi nereden gelmektedir. Kılıçların ruhu olduğu doğru mudur?

Uzak Doğu kültürüne olan ilgisi ve bilgisiyle bu kültürü öğrenebilmek için yıllarca savaş sanatları üzerinde çalışan İaido sanatında 1. Dan, Özlem Yücelir ile olan röportaja hızlı bir geçiş yapıyorum.

Soru- İaido nedir?

Cevap- İaido, kılıcın kınından çekilmesi, rakibin kesilmesi, kanın silkelenmesi ve kılıcın kınına geri konulması üzerine çalışılan modern Japon savaş sanatıdır. İaido yapan kişilere İaidoka denilir. Öncelikle eğitime genellikle Bokken/bokuto adı verilen tahta kılıçlarla başlanır. Sonrasında seviyeye göre değişiklik göstererek İaito’ya (Keskin olmayan kılıç, antrenman kılıcı.) geçiş yapılır.

Filmin neredeyse temel sekanslarının hepsinde kılıcın kınından çekilmesine, rakibin hızlıca kesilip, kanın silkelenmesine ve kınına hızla geri koyulmasına büyük bir önem vermiştir Tarantino. Hatta filmin The Bride afişleri de göstergesel bağlamda bu temel savaş taktiğini imler.

Soru- Japon kültüründe bir savaşçı etik olarak nasıl davranmalıdır, savaşçılar neleri kendilerine hakaret sayarlar?

Cevap- Tek kelimeyle saygılı. Saygısızlık hakarettir. Bir savaşçı savaşmak için yani öldürmek için bile rakibinin evine gidiyorsa mesafeli olmalıdır. Kılıç pozisyonu tehditkâr olmamalıdır. Savaşılacaksa oturuş pozisyonları buna göre değişir. Hız kazanmak, atak olmak, tehditleri erken algılamak, karanlıkta çalışmak hepsi özünde saygıya dayanmalıdır.

The Bride, savaşçı samuray ustaya gönderildiğinde ilk öğreneceği şey saygı olacaktır. Saygılı olmak, etik davranmak savaşta yenmenin ilk koşullarından biridir. Tahtayı delen yumruğu atmayı orada öğrenecektir. Yumruklarını kanata kanata ve yine hatırda kalan şu söz: -Yumruğun tahtadan değil, tahta yumruğundan korkmalı.- Canlı canlı mezara gömüldüğünde de saygı sayesinde öğrendiği tahta delen yumruk ile mezardan çıkmayı başaracaktır.

Soru- Korku savaşçı için ne ifade eder?

Cevap- Samuraylar Bushido ( Savaşçının Yolu) felsefesini benimserler. Burada korku yoktur, ölüm korkusunu yenmeyi başarmış kişilerdir. Samuraylar; kılıç, ok ve yay kullanımı, silahlı ya da silahsız olarak savaşmak için eğitilirler. En kısa ve etkili yoldan düşmanlarını alt etmeyi öğrenirler ve aynı zamanda ruhlarını da eğitirler. Bir savaşçının ruhu avam olamaz. Avam olan her şey yasaktır.

Gelinin düğün provasında katli: avamın katlidir. Bill “Savaşçının Yolu’ndan” çıkmak isteyen, felsefesini evlenme ve düzenli basit bir hayat kurmak uğruna çiğneyen Kiddo’yu; ona olan aşkından ziyade, bu müthiş yoldan çıkmak istediği için katletmiştir. Fakat Bill’in bilmediği katliam sırasında öğrendiği bir şey vardır: gelin, kendi çocuğuna hamiledir. İşte intikam bu gizem üzerine örülür. Tıpkı örümcek ağını örer gibi. Black Mamba da avları için ağını örmeye hastane odasında kendine geldiği, gözlerini dünyaya yeniden açtığı anda başlar.

Katliamdan sağ çıkmayı başarır. Dört kayıp yıldan sonra intikam için geri döner. En önemlisi de hazırladığı Kara Mamba listesidir. Bu listeye öldüreceği insanların adını yazar. Bill en sonda yer alır. Kara Mamba’yla ilgili “Google search” bilgisinin filmin içinde yer alması bile bu filmin ne kadar Kitsch bir eser olduğunu gözler önüne serer. Öldüreceği insanların hepsi küçük yaşta ölüm korkusunu yenmiş Bill’in en iyi savaşçılarıdır. Küçük yaşta ölümle tanışmış bu savaşçılardan biri O-Ren Ishii’dir. Yine Tarantino’nun Kitsch aşkı O-Ren Ishii’nin, (Çünkü o bir Japon’dur ve anime Japon kültüründe çok önemlidir. Onlara özgü resim sanatıdır.) hayatını anime olarak vermesinde görülebilir.

Ailesi katledilirken ölüm korkusunu yenmek zorunda kalmış bir çocuk olan O-Ren Ishii, Yakuzalar için çalışan bir samuray hanedanlığı kurar. Savaş şöleni Kiddo’nun (gelin) O-Ren Ishii’nin evine konuk olmasıyla, onu öldürmek için gelmesiyle başlayacak tonlarca savaşçıyı tek başına alt eden ateşli karayılan sonunda listesindeki adın üstünü bir çizikle karalamayı başaracaktır.

O-Ren Ishii yenilecektir. En önemlisi de ölürken bile saygısızlık yaptığı ve alay ettiği Kiddo’dan (Gelin)özür dileyecektir. Savaşçıların saygıya verdiği öneme ve saygılı olmamanın doğurduğu sonuçlara filmin bütün örüntülerinde rastlarız. Hatta bu bile bir intikam meselesi halini alır. Bill’in en iyi savaşçısı olan Kiddo’nun, karavanda yaşayan alkolik, ayyaş eski savaşçı tarafından diri diri mezara gömüldüğü haberini alan, Bill’in diğer savaşçısı Hannah, gelinin yani bir savaşçının daha iyi bir ölümü hak ettiğini söyleyerek, ayyaşı özellikle Kiddo ile özdeşleşen karayılanla zehirleyerek öldürür.

Bu cinayetlerde kılıç kullanılmaz. Kılıçlar bütün asaletleriyle sahibinin gelip onu bulmasını bekler. Kiddo diri diri gömüldüğü mezardan sırf kılıcını geri almak için geri döner. Kılıcını bulur ve diğer savaşçının kılıcına dokunmadan, listesindeki isimlerin sırayla üstünü çizmeye devam eder.

Soru-  Savaşçılar için kılıcın anlamı nedir?

Cevap- Japonlar için kılıcın önemi büyüktür ve fazlasıyla saygı duyarlar. Bir samurayın kılıcına dokunduğunuzda tamamen onun vicdanıyla karşı karşıya kalırsınız; çünkü bu davranışınız sizin ölümünüze neden olabilir. Kılıç özellikle bir samurayın kişisel onur ve sosyal gücünü temsil eder.

Japon kılıçlarının yapımı günler, hatta haftalarca sürebilir. Dünyanın en keskin kılıçlarıdır. Katana denilen uzun kılıç genellikle açık alanda yapılan dövüşlerde kullanılır. Kısa kılıç ise yan silah olarak taşınır. Saplamak amacıyla ya da Seppuku(Harakiri) için kullanılır.

Ayrıca kılıçların ruhları olduğuna inanırlar ve onlara mei (İsim) verirler. Kılıca selam denen bir şey vardır öncelikle ve izinsiz kesinlikle dokunulmaz. Siz siz olun bir samuray kılıcı gördüğünüz yerde önce kılıcı selamlayın arkasından sahibinden dokunmak için mutlaka ama mutlaka izin alın…

Savaş sanatları sporcusu sevgili Özlem Yücelir’e sorduğum sorulara vakit ayırdığı ve büyük bir tevazu ile sorularımı yanıtladığı için teşekkür ediyorum.

Kill Bill artık bir kültür kodu. Bu nedenle yazılmayı, en çok hak eden filmlerden biriydi.

Kimilerine göre Kitsch; “Sahte duyguları dile getiren sahte sanattır. Amacı aslında hiçbir şey hissetmediği halde, tüketiciyi derin ve yoğun bir şey hissettirdiğine inandırmaktır.” Kill Bill’in izleyiciye yaptığı budur.

İntikama gelince o uzun soluklu bir koşudur, yorulursan elenirsin. Şimdi düşmüş başını o masadan kaldır ve cebine koy. Belki durduğu yerde işe yaramadığı kadar cebinde işe yarar.

Düşünceler de duygular gibi satılık değildir. Borç değildir. Karşılıksız olabilir.  Ama bazılarının ki hariç. Onlar intikamı değil saygıyı bile hak etmezler. Karşılıksız hiçbir şeyi hak etmezler. ABD kültürünün egemen olduğu değerler, ele geçirilmiş, asimile olmuş zihinlerindir... Ve

Alkol Vadisi Baladı’ndan kitsch bir şiir ile.

Aslan Sütü
Dedem rakının anavatanında doğdu
ve şişelerin üzerinde koyun gibi poz veren aslan etiketleri vardı.

“İşte Canavarların kralı” diye titrerdi elleri
ve ince bıyığındaki mürekkep enlem paralelindeydi
ve boylam meridyeninde, rüyalarımın balta girmemiş ormanının.

Yolumu kaybetmem iyi,
yoksa Jack Daniels babam olurdu
ve yakıyor olurdu cin boğazımdaki tonik beşiğini.

Ve denize bırakmak isterdim yalnızca boş şişeler içinde
Anısına düşürdüğüm notu
aşkla sarhoş.

Ronny Someck

» Kibarca Öldürmek film sayfası

Ana Sayfa | Film Arşivi | Gelecek Program | Haberler | Gişe Raporu | Köşe Yazıları
© Antrakt Sinema Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır