Bu sayfada yeralan verilerin tamamı özgün içeriktir. Antrakt Sinema’dan izin almadan tamamı ya da parçası kopyalanamaz, kullanılamaz.

 

Mother - Anne

Başak Tuncel Yazıları

Film bir açık yapıt olduğu için, karakterlerin adları yoktur yoruma açıktır. Aronofsky’ın film adı olarak “Mother” adını tercih etmesi, filmde iki kutsal anne figürüne yer vermesinden kaynaklanır. Film bu nedenle iki bölüme ayrılmıştır. İlk bölümdeki anne, Havva Ana’dır. İkinci bölümdeki anne ise, Meryem Ana. İlk bölüm, Havva’nın Âdem’le kaldıkları evde yani cennette geçmektedir. Havva’nın (Jennifer Lawrence) Âdem’den (Javier Bardem) hamile kalmadan öncesi anlatılmaktadır. 

İkinci bölümdeyse Meryem Ana’nın,(Jennifer Lawrence) İsa’yı Tanrı(Javier Bardem) aracılığıyla babasız doğurduktan sonrası anlatılmıştır. Ev, cenneti değil artık“Vaadedilmiş Topraklar’ı” temsil etmektedir. Film içinde iki film var; ancak oyuncular aynı olduğu için bunun atlanmış olduğunu düşünüyorum.

1. BÖLÜM

Havva (Jennifer Lawrence) uykusundan uyanır, evinde yani cennettedir. Cennette Adem’i(Javier Bardem)arar. Adem evin yani cennetin dışında karşısında belirir. Havva ile karşılaşmasıyla yalnız kalmaya ihtiyaç duyduğunu ve ilham beklediğini söyler. İlham burada Adem’in tanrıyla konuşmak istemesi olarak düşünülebilir. Havva, tahrip olmuş evi yani cenneti restore eder. Cennet nasıl tahrip olmuştur? Bunu filmin bütünüyle daha iyi göreceğiz.

Restore esnasında duvarlara dokunduğunda Havva, cenin kalbinin atışını hisseder. Duvar, cennetle dünya arasındaki sınırdır. Sınır kalktıktan sonra hamile kalacağını buradan anlıyoruz yani cennetten kovulduktan sonra.Adem tanrıdan ilham beklemesine karşın beklediği ilham bir türlü gelmemektedir. İlham ile yazan öncelikle şairler olduğu için,Adem, şair kimliğinde verilmiş, şairliğe ve şiir sanatına gönderme yapılmıştır.Filmde Havva’nın günahsız, sadece Adem’imemnun etmek ve sevilmek için yaratılmış olduğunu görüyoruz. Ancak bütün çabalarına rağmen Adem ona ilgi göstermiyor ve onu görmezden geliyor. Neden?

Bir gün kapıları çalınır.

Cennete davetsiz bir misafir gelir. Kendisini doktor olarak tanıtan bu adam elbette ki Şeytan’ın(Ed Harris) kendisi olarak karşımıza çıkar. Şeytan’ın doktor karakterinde verilişi yine bir göndermedir. Şeytan, Cennetteki Adem’le Havva’yı nasıl doktor kimliğiyle kandırıyorsa,Faust’u da Mefistofeles öyle kandırmıştır. Şeytan yüzünden Faust her türlü kötülüğü yapmıştır. Gothe’ninFaust adlı eserinin tam tersi şekilde Şeytan’ın doktor olarak verilmesi bir yergidir veAlman sanatına gönderme niteliği taşır.

Adem,doktoru yani Şeytan’ı seve seve evinde cennetinde misafir olarak ağırlamak istediğini, bu evin iki kişi için zaten fazla büyük olduğunu söyler. Havva ise eve gelen bu davetsiz misafirden hiç memnun değildir. Bu memnuniyetsizliği, şeytanın kötü alışkanlıklarını ve hastalıklı yapısını gördükçe doruk noktasına ulaşır. Şeytanınkaburgasından çıkan bir yaratığın banyoda parçasını gördükten sonraysa işler çığırından çıkmaya başlar. Havva Şeytan’ın çakmağını çalar.

Bir gün tekrar kapıları çalınır.

Cennete davetsiz bir misafir daha gelir. Bu kişi doktorun yani Şeytan’ın karısı Lilith’tir. (Michelle Pfeiffer) Havva,Lilith’i içeri almak istemese de Adem onun gelişinden memnundur. Şeytan ve karısı Lilith, kendilerini Âdem’in hayranı olarak tanıtarak evlerine yerleşirler ve dört kişilik bir aile gibi yaşamaya başlarlar. İşler bu noktadan sonra sarpa sarmaya başlar. Adem’leHavva’nın mahremiyeti kalmadığı gibi Şeytan’la Lilith’in de bunu önemsediği yoktur bundan zevk alırlar. Havva, evi duvarları restore etmeye devam eder. Yani cennetle dünya arasındaki duvarı -sınırı koruma çabasıdır bu.

Adem’in özenle baktığıkristal taşın bulunduğu odaya gizlice giren Lilith ve Şeytan kristali kırar. Bu kristalin zaman metaforu olarak kullanıldığını düşünüyorum. Havva’nın kalbi olan kristal aynı zamanda Havva’nın sonsuzluğu simgelediğini de söyler. Dünyevi zaman algısıysa bu taş kırıldıktan sonra başlar.

Taş, zamanın cennette çizgisel sürekli ilerleyen bir kavram olmadığını gösterir ancak kırıldığında sonsuzluk boyut değiştirir. Adem taşın parçalarını toplar ve odanın kapısını mühürler. Havva Şeytanla karısının cennetten gitmelerini istese de onlar gitmeye razı olmaz. Zaten Adem’de onların gidecek başka bir yeri olmadığını söyler. Mecburi bir razı oluş başlar.

Bir gün tekrar kapıları çalınır.

Gelen Şeytan ve Lilith’in oğullarıdır.  İki oğlu cennete girerek kavgaya tutuşur. Habil ve Kabil Lilith’in oğulları olarak lanse edilmiştir. Tevrat’ta Havva’nın ilk oğlu Kabil ikinci oğlu Habil olarak geçer ancak bahsedilen Havva filmde Lilith’tir.

Kabil’in Habil’i öldürmesine yine Tevrat’ta toprak kavgasının ve kıskançlığın sebep olduğu ileri sürülmüştür. Filmde de iki kardeş arasında tapu kavgasının ve kıskançlığın olduğunu görürüz ve kıskançlık yüzünden biri diğerini kafasını ezerek acımasızca öldürür. Öldürdüğü yerde Habil’in kanından tahtaya bir delik açılır.Ev- cennet tahribata sürüklenmeye başlar. Kanı takip eden Havva evin alt katına kadar inerve kanın ampule dolduğunu görür. Ampulü nasıl anlamak isterseniz yorumu size bırakıyorum ve ampul patlar. Alt kat karanlığa gömülür.Karanlık başlamıştır. Orada gizli bir kapı bulur ateşin kaynağını. Havva kandan delinen tahtayı sürekli kapatma ve onarma telaşındadır. Kabil ise bir süre evde saklanır. Daha sonra Tevrat’ta belirtildiği gibi kaçak bir serseri gibi evden cennetten çıkar. Havva ve Kabil yalnız bırakılanlar olarak gösterilir. Korkan Havva Âdem’in gelmesiyle rahatlar. Ancak bu rahatlığı uzun sürmez.

Kapıları tekrar çalınır.

Gerilim artmaktadır. Şeytan ve Lilith geri dönerler hem de çoğalarak. Oğullarının yasını tutmak için Adem’le Havva’nın evini kullanırlar. Akraba olduklarını ve yas tutmak için geldiklerini belirtirler. Ev hınca hınç dolmaya başlar. Yas alkol eşliğinde tutulur.

Adem Lilith’i şu şekilde avutur:

- “Bakir doğada hala bir çocuğu olduğunu unutmayalım. ”Yani soyu devam edecek.

Yasaklanan şey olmuştur. ÂdemŞeytan’a kucak açmıştır ve soyları türemiştir. Aile olmuşlardır. Yasaklanan soy ağacına soylarını karıştırarak sahip olmuşlardır. Ya da yasak meyveye o ağacın meyvelerine yani çocuklarına…

Havva (Jennifer Lawrence) evi terk etmeye çalışır ancak eve verilen zarardan rahatsız olarak kalmaya karar verir. Evi kirletenlere savaş açar su borusunu patlatmalarıyla (Nuh Tufan’ı ile soy devam edecektir.)en sonunda öfkeyle herkesi evden kovar. Şeytan ve Lilith’tedahil.

Âdem gitmelerini istemez ve

- “Cezalandırılıyoruz” der.

Ev boşalır.

Cennetten bu şekilde kovulma gerçekleşir.

Evde kimse kalmaz sadece gelenlerin ve genlerin verdiği zarar ziyan dışında.

2. BÖLÜM

Boş ev boş cennet, artık Vaadedilmiş Topraklar’a dönüşmüştür. Adem’i bu bölümde Yaratıcı, Havva’yı da Meryem Ana olarak izleriz.

Meryem hamile kalır. Yaratıcı, ilhamla yazmaya başlar. Neyi yazdığını hepimiz biliyoruz; ancak çok önemli bir cümle kurar Meryem:

“Ben sana engel olmayayım gidip kıyameti başlatayım.” Der.

Buradan şunu anlamamız gerekiyor. Şu an filme göre içinde bulunduğumuz Dünya’da Kıyamet başlamış durumda ve Hz. Meryem, Hz. İsa’ya hamileyken de Kıyamet başlamış durumdadır.

Yaratıcı da, evindeki tüm insanları ve yaşadıkları acıları yazacağını söyler. Bebek odası hazırlanır. Bebek odası ne tesadüftür ki Habil’in öldüğü odadır. Meryem’in karnı büyür. Yaratıcı yazısını tamamlar. Meryem O’nun yazısını okur ve aklında beliren vizyon: Küle dönmüş cennetin- evin yeşermiş halidir. Milyonlarca yeşil ağaç ve duygulanır. Acaba ağaçla soylarının büyüdüğünü mü düşünmeliyiz? İncil’in her yeri sardığını mı? Eğer soyları büyüdüyse bu kimin soyuydu?

Meryem yazısını okuduktan hemen sonra bu kez kapı değil telefon çalar, arayan yayın evidir. İncil çok beğenilir hatta o kadar hayranlık duyulur ki, hayranlık artık hastalık boyutuna ulaşır. Bu arada Habil’in tahtada delik açan kanı su yüzüne çıkmaya başlar Meryem onun üstünü örter. Evin önünde yani Vaadedilmiş Topraklar’da kalabalık toplanmıştır. Yaratıcı bu ilgiden, kameralardan, fotoğraf çektirmek isteyenlerden oldukça memnundur. Meryem’i görmezden gelmeye devam eder. İlgi beklemesi karşısında da yemekleri ısıt geleceğim yanıtını verir. Ne kadar da maşist bir söylem.

Meryem hamile haliyle tek başına Yaratıcı’yı bekler. Tahtadaki kan izi büyür. Kameralar içeri girer. Mahremiyete tecavüz edip, mahremiyet bekleyen insanlarla dolup taşar ev. Evsizlerin sığınağı olur. Hatta evsizin biri, Yaratıcı(Şair) buranın herkesin evi olduğunu söylüyor der. Yığınlar evi parçalar, evin bölümlerini çalarlar. Yaratıcı’nın(Şairin)dediği gibi paylaşın diyerek… Ev birden bire miting alanına döner. İnsanlar evin her köşesini istila ederek yok etmeye çalışır.

Bu sırada O’nun (Şair-Yaratıcı) sözleri sizin sözlerinizdir diyen biri, insanları alınlarından işaretleyerek onları sözde kurtuluşa erdirir. Burada da kilisenin kutsamalarına bir gönderme. Ev savaş alanına dönmeye başlar.

Savaş çıkar. Meryem’in sancısı başlar. Şeytan’ın çakmağı Habil’in kanının deliğinden aşağı düşer.

Meryem’i de sıkıştırırlar ve biri şöyle der Meryem için

  • Melek ne durumda? Ve Meryem’in dişlerini kontrol eder.

Daha sonra yine aynı kişi şunu söyler:

  • Yahudi olmayanları kontrol et.

Ev savaş alanıdır. Silahlı çatışmada ölenler, çığlıklar, kan… Ve savaş Yahudi olanlarla olmayanlar arasında bir savaştır.

Meryem doğurmak için inzivaya çekileceği bir yer bulur. Doğum gerçekleşir.

 Meryem susadım der. İsa’nın ölümünde (28-30 Matta 27:45,46; Markos 15:33-41; Luka23:44-49)

“28- İsa artık her şeyin sonuçlandığını biliyordu. Kutsal yazının yerine gelmesi için susadım dedi.

29-  Orada sirke dolu bir kap duruyordu. Sirkeye daldırılmış bir sünger parçasını değneğe takıp onun ağzına uzattılar.

30- İsa sirkeyi içince, sonuçlandı dedi ve başını eğip ruhunu verdi.”Şeklinde geçer.

Susamakla ilgili kısım filmde İsa bebek olduğu için Meryem üzerinden verilmiştir.

Yaratıcı,Meryem uyuyakaldığında kucağından onu çekip alarak halka sunar. Burada Hz. İsa’nın da aynı şekilde insanlar için kendisini kurban etmesi anlatılmaktadır. İnsanlar bebeği elden ele gezdirirken boynunu kırarlar. Ve bütün bedenini paramparça ederler ve etlerini de kopararak bölüşüp yerler bu da Paganların Evharistiyaayinini uygulayan Hristiyanlığa bir göndermedir.

Meryem’in son sahnelere doğru yığınlar tarafından hakarete ve küfre maruz kalarak parçalandığını ve yaratıcının müdahalesiyle onlardan kurtulduğunu görürüz. Acaba kurtulmuş mudur?

Yaratıcı Meryem’den inancı varsa affetmesini ister. Affetmeye atıf yapılmıştır çünkü her şey yeniden inşa edilecektir. (Cennet- Vaadedilmiş Topraklar )Yaratıcı böyle söyler.

Şeytanın çakmağıyla Meryem kendini ateşe verir. Ateşler içerisinde her şey küle döner.

Ev - Cennet- Vaadedilmiş Topraklar. Küle dönen bedenine rağmen Meryem yaratıcıyla konuşur.

Yaratıcı: Son bir şeye ihtiyacım var

Meryem: Sana verecek bir şeyim kalmadı

Yaratıcı: Sevgin

Ellerini Meryem’in küle dönen bedeninden içeri sokarak kalbini koparır. Kalp önce kömüre ardından elmasa dönüşür. Bu Lilith’in kırdığı kristaldir. Kronos(Satürn) yani sevgi olarak imlenen kalp-zaman kristali ve kristalin tekrar yerine konmasıyla tekrar başlangıç oluşur. İsa’nın öncesizliğine bir gönderme olduğu aşikâr. Buradan şunu anlarız ki kıyamet ve başlangıç aynı anda olmaktadır. Zaman mefhumu bizim algımızı şu an için aşsa da film tamamen bunun üzerine kurulmuştur. Hem başlangıcın hem de kıyametin aynı anda şu anda içindeyiz.

Şair dizeleriyle filme yakışır mısralarla…

O’Neddy, İlk Ateş ve Alev Gecesi’nde şu şarkıyı söyler:

Odanın ortasında, cehennem çanakları kadar geniş

Bir demir bardağın etrafında

İçinde güzel bir punç, alevleri rengarenk

Dalgalı bir kükürt gölü gibi,

Ve loş çalışma odasının tek ışığıdır

Punç demeti alkollü serap

Sönük alınlı başların bu taçlanmasında

Ne saf bir ozanlık var...

» Anne film sayfası

Ana Sayfa | Film Arşivi | Gelecek Program | Haberler | Gişe Raporu | Köşe Yazıları
© Antrakt Sinema Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır