Bu sayfada yeralan verilerin tamamı özgün içeriktir. Antrakt Sinema’dan izin almadan tamamı ya da parçası kopyalanamaz, kullanılamaz.

 

Devam filmlerinin yılı: 2011...

Oğuz Albayrak Yazıları

Güzel şeyler bitmesin diye hep hayıflanır insanoğlu. Zaman görece bir hızlı akar o an’lar söz konusu olduğunda. İyisi veya kötüsüyle yıllarımızı tüketerek edindiğimiz tecrübelerle yaşamın farklı tatlarına varırız zaman geçtikçe. Güzel an’lar ise hep devam etsin isteriz.
Sinema söz konusu olunca devam etmesini her şeyden çok istediğimiz sınıfına hoşumuza giden filmler giriyor ama bunun kararını maalesef biz veremiyoruz. Mesela şahsen ikinci bir Moulin Rouge! deneyimine her türlü hazırım Christian & Satine: Early Years, bakın filmin adı da bu olabilir mesela. Ama dördüncü bir hatta dördün de yarısı bir Alacakaranlık filmini istemem. Dedim bunun kararını maalesef biz veremiyoruz. Bir film kendi fenomenini yaratıp altın yumurtlayan tavuğa döndüğü an posasını çıkartana kadar devam filmi ile desteklenir hatta yetmez hikaye en başına alınır o da yetmez ise her şey en baştan tersyüz edilir.
Başarı sağlayan örneklere denk gelmedik mi? Batman serisi iyi ki Nolan dokunuşuna nail olmuş ama benim şahsen ilk iki Batman ile herhangi bir sorunum yoktu. Aynı güzelliği Superman karakteri de yaşasın isterdik ama kısmet değilmiş. Bu filmin kötü olmasından mı? Bir parça kötü olması bir parça da az kazandırması hatta kazandıramaması.
Kilit nokta karakterlerin para kazandırabilitesi (orjinali bankability) devam ettiği sürece 2011 yılındaki gibi daha çok rekorlar görürüz gibime geliyor. Bu yılın ne özelliği var derseniz hemen cevaplayayım; 2011 sinema tarihinde aynı yıl içinde gösterime çıkacak devam filmi rekorunu kıracak gibi görünüyor.
Tam yirmi altı film gösterim takviminde yerini almış durumda. Bunların hepsi ikinci filmler değil. Seri olmaya adım atacak kategorisinde karşımıza; Cars (Arabalar), Diary of a Wimpy Kid (ilk film bizde Saftirik Greg’in Günlüğü adıyla oynadı), The Hangover (Felekten Bir Gece), Happy Feet (Neşeli Ayaklar), Johnny English, Kung Fu Panda, Piranha (yeniden çevirme devam filmi olacak), Sherlock Holmes filmleri çıkıyor.
Başladığı işi devam ettirip üçüncü filmiyle arz-ı endam devam edecekler Alvin and the Chipmunks (Alvin ve Sincaplar), Big Momma’s House (bizde Vay Anam Vay adıyla oynadı), Paranormal Activitiy, Madea’s Big Happy Family (okyanusun diğer yakasında çokça sevilen komedyen yazar/yönetmen/oyuncu Tyler Perry tarafından yaratılan bir karakter) ve tüm ihtişamıyla Transformers yer alıyor.
Üç de yetmez dört tane olsun başlığının altını dolduracak olanlar ise Scream (Çığlık), Mission: Impossible, Spy Kids (tuhaftır orijinal ismiyle bizim buralarda gösterilmiştir), Pirates of the Caribbean (Karayip Korsanları) ve şahsen nefret ettiğim Alacakaranlık serisinin dördüncü bölümünün ilk parçası (isim tamlamasına buyurun). Beşinci devam filmi kategorisinde Hızlı ve Öfkeli’nin Fast Five’ı, Son Durak serisinin yeni filmi, X men serisine yeni bir halka, kısmen Shrek sayılabilinecek Puss in Boots, çocuklar kadar büyüklerin de sevdiği karakterleriyle Winnie the Pooh var.
Bunların dışında tabii yıllardır bizi heyecandan heyecana sürükleyen Harry Potter, serinin son filminin ikinci parçası  ile iki bin bir yılında başladığı serüvenine on yıl sonra nokta koyacak. Genel olarak devam filmi olup hikayesi yeniden başlatılan Maymunlar Cehennemi’nin tıpkı Piranha filminde olduğu gibi bir devam filmi geliyor.
Bu kadar filmi sıraladık ama karlılık oranlarına bakılınca şu ana kadar gösterime çıkan filmleriyle Harry Potter serisi film adetinin de avantajıyla ilk sırayı elinde tutuyor. Yüzüklerin Efendisi, Karayip Korsanları, Shrek, Buz Devri, Alacakaranlık, Paranormal Activity filmleri başı çekiyor. Bir de bizim taraftan bakacak olursak daha çok yeni Eyyvah Eyvah, Kurtlar Vadisi, Kutsal Damacana filmlerinin devam bölümleri sinemalarda gösterilmekte.  
Aslında başta çamur atmış gibi oldum lakin seri ilk filmdeki heyecanını kaybetmeden devam edecekse ve her yeni hikaye içine ilk filmdeki gibi rahat girip, karakterin yaşadığı değişimi kabul edeceksek sorun yok. Ama Matrix serisinin başına gelen gibi mirasçısının kredisini yiyecek ise ben bu işe karşıyım arkadaş.
Şubat ayı önceki yazılırıma konu olan OSCAR ve film festivalleri için de önem arz etmekte zira kazananları şimdiden belli olsa bile seksen üçüncü Akademi Ödülleri 27 şubat tarihinde sahiplerini bulacak. Şehir onuncusu düzenlenecek İf İstanbul ile her türden filme doyacak. Festival kapsamında biz de vizyon yüzü görmemiş ve festival akabinde gösterime çıkacak Akademi Ödülleri adayı da olmuş pek çok beklenen önemli film bulunmakta. On yedi farklı kategori altında eski-yeni, kısa-uzun toplam doksan iki film hitap ettiği kitle tarafından keşfedilmeyi bekliyor. Hastalık kapıda, soğuklardan kaçmak için ise yakınlardaki sıcak bir sinema salonunu denemeye ne dersiniz?

Ana Sayfa | Film Arşivi | Gelecek Program | Haberler | Sinemalar ve Seanslar | Box Office Raporu | Köşe Yazıları
© Antrakt Sinema Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır