Bu sayfada yeralan verilerin tamamı özgün içeriktir. Antrakt Sinema’dan izin almadan tamamı ya da parçası kopyalanamaz, kullanılamaz.

Mehmet Eryılmaz ve Nuri Bilge Ceylan...

 

Altin Palmiye ödüllü Nuri Bilge Ceylan bu hafta Rotterdam’daydı!

Nur Özgenalp Yazıları
Yazar: Nur Özgenalp

Nur Özgenalp bütün yazıları

Nuri Bilge Ceylan ayağında Cannes’ın tozuyla ikincisi düzenlenen Rotterdam Kırmızı Lale Film Festivali’ne (Rode Tulp Film Festival) konuk oldu. Hatta konuk olmakla kalmayıp, gecen hafta, 28 Mayıs 2014 salı günü, bir de uzmanlık dersi verdi. Genelde bu tur derslere masterclass deniyor ve üniversitelerde bir uzmanın konuk olduğu bir günlük atölye çalışmaları olarak düzenleniyor. Katılımcı sayısı kısıtlı olduğundan konuk uzmanla derinlikli sohbetlere ve çalışmalara girilebiliyor. Nuri Bilge Ceylan’ın festival dahilindeki uzmanlik dersi üniversitelerdekilerden biçim olarak farklı olsa da içerikte onlara yakındı. Yaklaşık iki saat suren buluşmada katılımcılar Nuri Bilge Ceylan’a diledikleri soruyu yönelttiler, o da dürüstlükle cevapladı.

Nuri Bilge Ceylan filmlerinden tanıdığımız gibi birisi. Filmlerindeki karakterler gibi değil, sanki filmleri insanmış, yaşıyormuş, konuşuyormuş, yorum yapıyormuş gibi düşünün, işte tam öyle, Ceylan filmlerinin ruhunun beden bulmuş hali. Sinema dünyasından birisine bu garip gelmeyebilir, zaten yönetmenler filmlerinde ruhlarını yansıtır. Yine de Ceylan gerçekten samimiyetle filmlerini bedeninde taşıyor. Filmlerinin atmosferindeki durgunluk, hafif mesafeli soğukluk, kırıklık ve incinmiş derinlik Nuri Bilge Ceylan’ın her yüz ve beden hareketinde kendini yeniden buluyor. Arada gülümsüyor, her soruyu tartıyor, tek tek düşünüyor, cevaplıyor. Hiç yalan dolana girmeden, bir cevap üretemiyorsa açıkça “ bilmiyorum” diyor. Cannes Film Festivali’nde jüri başkanlığı yapan Jane Campion onu cesaretinden dolayı kutlamıştı. Ceylan Rotterdam’da “Aslında hiç cesur değilim” dedi ama bunu demesi bile Campion’in işaret ettiği cesaretten geliyordu. Ceylan kendi korkularına çomak sokuyor, onları kurcalayıp rahatsız ediyor. Bu yüzden de son yıllarda yaptığı her film seyircinin ruhunda kendine uygun bir yer buluyor.

Aslında çok uzun bir filmografisi yok Ceylan’ın. Bir kısa filmi ve yedi uzun metrajlı filmi var. Yine de şimdiye kadar çektiği her film ses yarattı ve dünya çapında birçok festivalden ödüllerle dondu. ilk filmi olan kısa metrajlı Koza (1995) Cannes Film Festivali Uluslararası Kısa Film Yarışması’na katılmıştı. Ilk uzun metraji olan Kasaba (1997) İstanbul Film Festivali’nden Fipresci ödülüyle ve Berlin Film Festivali’nden Caligari Ödülü’yle döndu. Ardından Mayıs Sıkıntısı’yla (1999) da birçok festival katıldı ve ödülleri topladı. Nuri Bilge Ceylan konuşmasında ilk filmlerindeki sorunlardan, aksayan, yerine oturamayan anlatım bozukluklarından bahsediyor. Zamanla sinema yapmayı öğrendiğini ve sinema dilini kullanmakta cesaret kazandığını belirtiyor. Diyaloga yatkın bir yapısı olmasına rağmen Kasaba’da sessiz çekim yapmak zorunda kalınca diyalogdan korkmuş. Bir de üstüne akıcı diyalog üretmenin zorluğu ve amatör oyuncularla çalışmanın getirdiği aksaklıklar gelince diyalogdan bütünüyle kaçınmış. Yine de bu sorunlardan çok şey öğrendiğini dile getiriyor. Zorluklar onun direnmesini sağlamış. Sinema dilini geliştirmek için çok çabalamış. Artık rahatlıkla diyalog yazan yönetmen sadece kendi filmlerinde değil, Türkiye sinemasında ve hatta reklamlarında bile diyalog yazımının çok geliştiğini, doğallaştığını soyluyor. Diyalog kullanmayı çok sevdiğini belirten Ceylan aslında kendi yapısının belki de edebiyata daha uygun olduğunu belirtiyor ve sonra derin derin düşünüyor. Zaten Kış Uykusu’nu da eşi Ebru Ceylan’la Çehov’un öykülerinden esinlenerek yazmışlar.

Kış Uykusu’nda diyalogları taşıyabilecek profesyonel oyuncularla çalışmaktan çok memnun kalmış. Film Cannes’da ona vakti zamanında Uzak’ın getirdiği başarıyı katlayarak getirdi. Uzak (2002) 56. Cannes Film Festivali’nden hem Büyük Jüri Ödülü’yle hem de oyuncuları Mehmet Emin Toprak ve Muzaffer Özdemir’in aldığı En İyi Erkek Oyuncu ödülleriyle dönmüştü. Sonra da ödüllerle dolu yolculuğuna 39. Antalya Altın Portakal Film Festivali, 14. Ankara Film Festivali, 22. Uluslararası İstanbul Film Festivali ve daha niceleriyle devam etmişti. Bu yıl Kış Uykusu’yla yolculuğuna 67. Cannes Film Festivali’nden Altın Palmiye ödülünü alarak başladı. Kırmızı Lale Film Festivali’ndeki söyleşide Ceylan, oyuncuların çok başarılı olmasına rağmen neden Cannes’da ödül alamadıkları sorusuna, Cannes’ın artık gizli bir kural olarak büyük ödül alan filmlere başka ödüller vermemeyi seçtiği cevabini verdi. Uzak’ta çok fazla önemli ödül aldıklarını, ondan sonra böyle bir gizli kuralın getirildiğini sandığını belirtti. Bunun sebebinin de birçok sinemacıya ve filme daha çok şans tanımak için olduğunu açıkladı.

2. Kırmızı Lale Film Festivali Nuri Bilge Ceylan’ın uzmanlık dersinden önce eşiyle birlikte başrollerini paylaştığı İklimler’i (2006) ve dersten sonra Bir Zamanlar Anadolu’da (2011) filmini gösterdi. Her üç yılda bir film yapabildiğini söyleyen yönetmenin bundan sonraki filmlerini heyecanla bekliyoruz. Tüm konuşmalarında özellikle sosyal ya da siyasi konulara eğilmediğini, güncelliği sinemayla yakalamanın imkânsız olduğunu belirten yönetmen, sinemasını insan ruhunun derinliklerini keşfetmek üzere kurduğunu açıklıyor. Sosyal bir mevzuya zaman aşımından yetişemediğini söylüyor. Gündemdeki bir konu üzerine çalışmaya başlasa bile ona dair şeyleri üç yıl sonra sinemada gösterebildiği için tercih etmiyor. Zaten siyasi yönü ağır basan filmler yapmakla kendini yükümlü hissetmiyor. Günceli etkilemek gazetecilerin işi, sinemacılarsa ruh üzerinden yola çıkmalı diyor. Yine de Türkiye insanını ve topraklarını anlatan filmleri buram buram memleketin sosyal ve siyasi ruh hali kokuyor. Ayrıca Nuri Bilge Ceylan’a zor dönemlerden geçtiğimiz bugünlerde yüzümüzü aydınlatan, yüreğimize su serpen, içimize umut ışığı getiren Altın Palmiye ödülü için tekrar teşekkür ediyoruz. Kış Uykusu 13 Haziran 2014'te Türkiye'de sinemalarda gösterime girecek. Ben şimdiden bir sonraki filmini merak etmeye başladım bile.

Ana Sayfa | Film Arşivi | Gelecek Program | Haberler | Gişe Raporu | Köşe Yazıları
© Antrakt Sinema Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır